İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Düşüyor çanlardan hüzünle giyimli bir gün
huzursuz bir dulun titreyen peçesi gibi,
bir renk bu, toprağa batmış
kiraz ağacından bir düş,
suyun ve kıyıların rengini değiştirmek için
durmaksızın gelen dumandan bir kuyruk bu.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gerontion (*1)


Thou hast nor youth nor age
But as it were an after dinner sleep
Dreaming of both. (*2)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gezegenler arası öpüşleri yasaklamak
en iyi durum olmaz mıydı?

Niçin incelememeli bu tür şeyleri
donatmadan önce diğer gezegenleri?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ey bakire teyze, sanki bağırmaya geldin.
Hole geçin!
Atılgan
Kertenkelenle, o küçük fiske
Bütün dişli çarklar, garip pırıltı ve her dişli çark som altın.
Ve ben terlikle ve ev elbisemleyim, ruj bile sürmemişim!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Hangi umudu düşünmeli, hangi saf uyarıyı,
hangi geri dönmez öpüşü gömmeli yüreğe,
çaresizliğin ve zekanın kaynağında denetlemeli,
o sonsuzca bulanık sularda uysal ve emin?

Hangi dirimli, hızlı kanatlarını yeni bir düş meleğinin

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gonzáles Carbalho’ya (Rio de La Plata)


Yutarken gece gölgesini ve insan seslerini,
çizgi çizgi, düşer toprağa,
işitiriz büyüyen sessizlikte, ötesinde yaşayanların,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ama kimdi? Kimdi o? Nerede olursam olayım
soruyorlar bana
mülteci olarak dolandığım yabancı ülkelerde.
Şili’de kimse sormuyor, yumruklar sıkılmış rüzgâra karşı,
madenlerdeki gözler dikilmiş bir noktaya,
onlarla ağlayan utanmaz bir haine doğru,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O çok eski sıradağlardan çıktı cellatlar
kemikler gibi, felaketlerin şeceresinin
dikelmiş sırtındaki Amerikan
dikenleri gibi: alındılar,
eklendiler halk yığınlarının sefaletine.
Her gün kirletti kan onların saçaklarını.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Küçük köpekler büyük köpeklere bakarlar;
Gözlemlerler kokunun kaba boyutlarını
Ve garip kusurlarını.
İşte samimiyetsiz erkek kısmı:
Genç erkekler bakarlar daha kıdemli olanlara,
İncelerler geçkin zihni

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Göz kapaklarında ışık
ellerinde gelecek,
sevdanla şeneltilmiş
terk edilmiş bir göçebe çadırıdır gece.
Ay ışığı için açık kollarla
çekiyorum gecenin kokusunu içime

Devamını Oku