Su kulesi tepesinden tuğla hapishaneye
Gümbürder hartama, homurdanır
Denizin çöküşü altında.
Kar çörekleri yarılır ve savrulur. Bu yıl
Sıçrar kızgın dalga
Bentlere ve düşer
Shokoku-ji’de Bir Bahar Gecesi
Sekiz yıl önce, bu ayda, Mayıs’ta
Çiçeklenen kirazlar altında yürüdük
Geceleyin Oregon'da bir meyve bahçesinde.
O vakit istediğim her şey
Shokoku-ji’de Bir Güz Sabahı
Dün gece Pleiade'leri izledim;
Ay ışığında tütüyordu nefes;
Kusmuk gibi kekre bir anı
Tıkadı boğazımı.
“Shoku’nun kralı Sanso yollar yapmıştı.”
Derler ki Sanso’nun yolları yokuştur,
Dimdiktir dağlar gibi.
Surlar yükselir insanın yüzüne karşı,
Bulutlar büyür tepede, atının dizgini önünde.
Buradayız, ve göveren taze eğreltiotlarını toplarız
Ve 'ne zaman geri döneriz yurdumuza? ' diye sorarız.
Buradayız çünkü Ken-ninler bizim düşmanımız,
Şu Moğollar yüzünden yok rahatımız.
Yumuşak taze eğreltiotlarını kazarak çıkarırız;
Biri “Dönüş” dese, kederle dolup taşarız.
Derler ki asi ırmak şiddetle akar
Kimsenin aklına gelmez mi
Onu sıkıştıran ırmak yatağına şiddetli demek
Ah, nerelerdeydin, mavi gözlü oğlum?
Ve nerelerde kaldın, canım yavrum?
On iki sisli dağın yamacında sendeledim
Büklümlü altı yolda yürüdüm ve emekledim
Hüzünlü yedi ormanın ortasında durdum
Siesta
Taşların Pentekost yortusu. Ve fokurdayan dillerle…
Öğle saatlerinin uzayında ağırlığı yok şehrin.
Kaynayan ışıkta cenaze defni. Bastırıyor trampet
içeri tıkılmış sonsuzluğun çarpan yumruk sesini.
Ölümünden sonra,
Naomi, firar edecek saçların, isimsiz,
yuvarlak bir hayvan olmak için.
Bill Knott (1940-2014, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Her biri kendi ülkesinde yaşıyor
Huzursuzluğuyla ve susuzluğuyla
Günleriyle
Kendi adı altında yaşıyor her biri
Uyumadan düş kurarlar
Her ikisi de bir yabancıyı sever




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla