İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Sonsuzca sallıyor deniz
binlerce dalgayı.
Dinliyorum denizlerin sevdasını
ve sallıyorum bebeğimin beşiğini.

Geceleyin avarelik eden mısır

Devamını Oku
İsmail Aksoy

San Martin, öyle uzun süre dolandım ki bir yerden
öbür yere, sildim senin elbisenle izlerimi,
biliyordum bir gün seninle karşılaşacağımı
sıradağların bittiği yerde
eve dönüş yollarında dolanırken
sende miras kalan ve her şeyi süpüren fırtınada.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XXXI

fakat sabahın seherinde şehir tümüyle başka olur
sabotajcının bitimsiz sevinci çınlar şölenin kulağında

parklar ve caddeler ve evler sarhoşlukla geçip gider

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XXXII

ey caz müzikli ve çapulcu elli ve göğüs göğse aşklı
ve eter maskesi mırıltılı arzunun kasıncı

sen sakatların rakibi ölüm dansının küçük cümbüşü

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Topraktan ve okyanuslardan, kentlerden,
gemilerden ve kitaplardan tanıyorsunuz öyküyü
orda geri çeviren ülkeden
evini arayan bir taş gibi
doldurdu zamanın derinliği
mavi bir taç-yaprağıyla.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yıldızlardan kartal, sabah sisinden şarapdağı.

Kaybedilmiş kale, kör pala.

Yıldızla süslenmiş kemer, kutsal ekmek.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yürüyordu kalabalığın arasında
Sebastó bulvarında
düşünerek bir şeyler.
Kırmızı ışık durdurdu O’nu.
Baktı yukarı:
üzerinde

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nasıl barındırabilirim
mavi suyu, kahverengi toprağı
yelken açıp gitmeyi
aşıp gitmeyi boydan boya?
Rüzgârdaki kuşlar
durdurur beni,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bunların hiçbiri olmasın,
Ağaçyarıcı, uyan!
Baltasıyla ve tahta tasıyla
gelsin Abraham
köylülerle birlikte yemek yemeye.
Ağaç kabuğundan kafası,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kendisinin Tanrı olduğunu söyledi
'İyi ki geldin, dostum', diye haykırdım,
'Ölümümden önce seninle görüşmeyi
Hep ummuştum'.

Öldürdüm O'nu ve attım

Devamını Oku