İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

O'nun için, çayır altında küçük bir kaynak gibi uzanıp uyumam O'nun için - acı çektirme bana, zahmete sokma beni.

Bağışla bana her şeyi: benim örtülü masalarla çevrili hoşnutsuzluğumu ve bütün seslere karşı duyduğum isteksizliğimi.

Anlatın bana evinizin sıkıntılarını, yoksulluğu ve ızdıraplarınızı - ama önce altını değiştireyim çocuğumun.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

1

Beyaz günün gölgeleri
gözlerime karşı. Gördüğüm
beyaz yalnızca:
beyaz saat, ruh bağımsız

Devamını Oku
İsmail Aksoy

ötede
bir uzak ses
bir için
çok küçük
güzelim fulyalar
git öyleyse

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mürekkepbalığı’nın en önemli özelliği kolcuklarıyla
bir desene benzemesidir,
ama çenesi ve mürekkebiyle de dikkati çeker
ve bu üç şeyin inanılmaz bileşkesi
bir canavarın bölümleri olarak yorumlanabilir.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nasıl olacak O? Uzun süredir bakıp duruyordum bir gülün yapraklarına ve hoşlanıyordum onlara dokunmaktan: nasıl da istiyordum yanaklarının onlar kadar yumuşak olmasını. Ve oyalandım böğürtlen-çalılığında, çünkü böylesine sevmek istiyordum O'nun kara ve kıvırcık saçlarını. Ne ki, önemi yok şimdi bunların, çömlekçilerin sevdiği kızıl balçığın hoş rengi gibi esmer olmasının, ya da saçının hayatım gibi düz ve sıradan olmasının.

İzliyorum dağlar arasındaki boşlukları sisle dolarlarken, ve sisle şekilliyorum küçük bir kızın, küçük şirin bir kızın silüetini: değil mi ki böyle bir çocuğum da olabilir.

Ama öncelikle istediğim, çocuğumun sevdiğim adamın tatlı bakışıyla bakması bana, ve sesinde aynı titreyişin bulunması konuşurken benimle. Çünkü beni öpen adamı sevdiğim gibi öylesine seveceğim O'ndan geleni de.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pierre Reverdy’nin anısına


Geldiler:
bir kaç kuş
ve siyah bir düşünce.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Saçlarını usulca tarar,
Tarar uzun saçlarını,
Usulca ve zarafetle mırıldanır
Neşeli bir şarkıyı.

Güneş vuruyor söğüdün yapraklarına

Devamını Oku
İsmail Aksoy

(I)

Dünya, dünyanın metali, o yoğun
güzellik, mızrak, lamba ya da yüzük
olacak demir dolu barış,
saf irin, zamanın

Devamını Oku
İsmail Aksoy

San Martin, öyle uzun süre dolandım ki bir yerden
öbür yere, sildim senin elbisenle izlerimi,
biliyordum bir gün seninle karşılaşacağımı
sıradağların bittiği yerde
eve dönüş yollarında dolanırken
sende miras kalan ve her şeyi süpüren fırtınada.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

En yücesinde otururum ormanın, gözlerim kapalı.
Kımıltısız, yok artık çarpıtmak düşü
Eğri gagamla çarpık ayaklarım arasında:
Ya da kurgulamak uykuda
mükemmel bir öldürümü ve tüketimi.

Devamını Oku