İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Yıldızlardan kartal, sabah sisinden şarapdağı.

Kaybedilmiş kale, kör pala.

Yıldızla süslenmiş kemer, kutsal ekmek.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Orada filizlendi Araukanya'lı reisler.
Bu kara rutubetten,
volkanların çanağındaki
bu mayalı yağmurdan
yükseldi majestik at-göğüsleri,
ışıklı söğüt bitkisi,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Atmosferle caddeler arasında boş bir ağ gibi
ileri geri salındım durdum havada
ve yaklaşıp ilkbaharla mısırbaşağı arasında,
ve uzaklaşarak sonbaharın gelişiyle
serpilmiş yaprak sikkelerinden
en büyük sevdaya benzeyen o şeyin

Devamını Oku
İsmail Aksoy

En güzel giyitlerini kuşanır
gençler Choula'da, altın ve tüy,
ayakkabılar tam şölenlik,
ve sorguluyor fatih.

Ölüm verdi onlara yanıtları.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Daha önce yaşadıysam mutlaka kundura yapımcısıydım!
Neredeyse her hafta bir çift papucum yırtılıyor
ve seviyorum onların tamir edilişlerini seyretmeyi
küçük karanlık atölyelerde ve cilanın verdiği hafif sarhoşluğu.

[”Kasım Ayında Elin Titreyişi”nden]

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Küba, köpüklenen çiçek, gürleyen
kızılın zambağı, yaseminçalısı,
çiçeklerin örgüleri altında bulmak zor
senin karanlığını, işkence edilmiş kömürünü,
ölümün bıraktığı o eski buruşukluğu,
köpükle örtülmüş yaraizini.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kuvartzdan bir geçite dokunuyor kan.
Büyüyor taş damlanın düştüğü yerde.
Böylece doğuyor Lautaro topraktan.


Pablo Neruda

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Usulca gel ya da git usulca:
Yüreğin kederi sezse de
Koyakları ve hayli yitik güneşi,
Oread takınsın gülüşünü,
Dağın saygısız havasına
Tarat uçuşan saçlarını.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tatlı karmaşıklığından fırlatıyor
dokunaklı çiçeklerini Haiti,
bakımlı bahçelerini, ihtişamın
binalarını; denizi,
karanlık bir ata gibi beşikleri
tenden ve yerden oluşan onurunu.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ve o zamandan beri kan ve kül aktı.

O zamandan beri yalnız kaldı palmiyeler.

Küba, aşkımsın sen benim, işkence tezgâhına
bağladılar seni,

Devamını Oku