İnmeden Biten Hicret Şiiri - Enes Yakıştır

Enes Yakıştır
83

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

İnmeden Biten Hicret

Yönü dönmüş okul kapısına bir eski servisin,
Solumda bir gölge, saniyeler pürüzsüz ve derin.
Mermer bir sabırla izliyorum o çarpışma anını,
Mantığım ölçüyor rüyamın en rasyonel yanını.
"Yine" diyoruz ikimiz, dilsiz bir veri akışında,
Bir abiden bahsediyor sesin, o arka koltukta.
Cihanın gürültüsü kesilmiş, sadece ikimiz varız,
Kaderin o dar mahzeninde, dilsiz birer hatırayız.
Önlerde başladığımız yol, bir anda en arkaya iner,
Hacer, senin o duru sesinle kalbimdeki ateş söner.
Bir abiden bahsedersin, gerçek mi hayal mi bilmem,
Sen o servisten inmeden, bu dertli sineden gitmem.
İnme sırası sana gelir, vuslatın düğümü çözülür,
Ruhumun tenine o an, gizli bir hüzün kazınır.
Gitme diye haykırmak isterim, sesim yine düğümlü,
Seninle başlayan bu rüya, sanki ezelden mühürlü.
İnmeden biter o an, gözlerimi açarım cuma sabahına,
Yine o dilsiz özlem, çöker kalbimin soğuk ahına.
Okulun bahçesi bomboş, servis artık çok uzaklarda,
Biz çarpıştığımız o kapıda, kaldık sonsuz tuzaklarda.
Sen bilmezsin Hacer, bu şairin rüyasında neler saklı,
O çarpışma, o bakış, o dilsiz ses neden bu denli haklı?
Hangi rüzgâr getirdi seni, hangi rüya böldü geceyi?
Benim ruhumda şimdi, senin adın en ulu tek heceyi.
İnmeden biten o yolculuk, bitmeyen bir hicran olsun,
Varsın bu dertli gönlüm, senin sessizliğinle dolsun.
Karanlığın en dürüst şairi, yine seccadede bekler,
Beş harfli mühürle örülür, kalbimdeki o gizli çiçekler.

Enes Yakıştır
Kayıt Tarihi : 10.07.2026 09:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!