ne zaman canım sıkılsa
kitaplarımın arasına dalarım
karşıma çıkan bütün ülkeleri alırım
şehir şehir
ülke ülke dağılırım
dünyaya
avazı çıktığı kadar senle konuşan bendim
penceremin önünden geçerken
uçuşan saçlarının esintisiyle serinleyen de
biliyorum o umutsuz bakışlar da benim
sen giderken
sana düşen
acele etmemek
vakti zamanı var her şeyin
süre dolmadan
ne bir gram fazla ne de eksik
her şeyin bir vakti var
yerle yeksan ederiz aşkın tüm tapınaklarını
yer gök inler bu kavganın şiddetinden
yorgun ruhlar içinde, büyük düş kırıklıkları
yarım kalmış aşklar geçmişimizi kuşatır çoğu zaman
nabzımızın sesini dinlemeyi severiz
gölgeler uğulduyor
içime sızıyor güneşin uçuk kızıllığı
çatlatıyor damarlarımı
bir ateş kütlesi ki
cayır cayır yanıyor hücrelerim
sevdası hoş, güzel olan her şeye aşığım
benden kurtulup ,kendimi onda bulduğum her şeye
ney gibi aşkımın bütün sırlarını
kendi dilimden konuşurum
onca nağme lal olur susar.
bir çengel takılır beyin kıvrımlarına
aklı inletir
kalbi kıvrandırır
Bu sabah karanfilleri suya koyarken,
bir an olup gözlerim daldı.
Çiçekler elimde.
Ruhumdaki hüzün senden müteşekkil.
kitaplar sonsuz
hayat kısa
kitap okuma
biraz da savruluştur
yenilgi ve kazanımlı
gövdemi siper etmişim kendime
etten kemikten
yırtılabilir ve kırılabilir
bir zeminde yalpalayarak yürüyen
kaslarına asılarak dikilen
sonunda toprakta çürümeye mahkum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!