Gerçekten ne yapmak istediği mi bilmiyorum
Ay varken güneşi güneş varken ayı
Ve de gökyüzünde ki yıldızları özlüyorum
Ayı kızıl bir ateşe güneşi zindan karasına
Yıldızları ise buz mavisine boyuyorum
Zindan karası geceler de güneşi yanıma alıyorum
Elimizdeymiş gibi, yakın sanıp, hevesler besleriz
Yollara düşüyoruz, zengin hayallerimiz yanımızda
Valizim de birkaç kirli çamaşır, birde senin resmin
Düşlerimin hınzır dürtüleri başladı, uykular haram
Ne olur sevdiğim, bırak gideyim, güçlü olacak dönüşüm
Yoksulluğun, zincire vurulan yokluğunu, kırıp döneceğim
Bir gün gelecek, bu yorgun kalemim, yazmaz olacak
Ve satırlarla vedalaşacak, susacak kelimelerim
Bazı zamanları süslemiş olacak, yazdığım şiirler
Kimi gözyaşımla kahrımı, kimi neşeli halimi
Bir kenarın da anacaklar, hatıraları sessizce
Başka yazdıklarım aranacak, hüzünlü tarafından
Bir bardak çaydır içilen, ya senli ya tek başına
Ve martı kanadını seyrederken, denize karşı
Yağmur yağmakta, hava soğuk, üşürken tiril, tiril
Şimdi zaman, akşam vakti, bir tek aklımda sen
Diğer tarafında, bir bardak çaydır, ikram edilip içilen
Gözlerim, karşı kıyıyı döven, dalgaları seyrederken
Neyleyim ömrüm, beyhude tükendi geçti
Ak düştü saçlara, vakti hazandır şimdi
Ömür dediğin, bir sabah, bir akşam vakti
Bir bak ardına hayat, ne çabuk tükendi
Zaman neylesin, işi geçip gitmektir onun
Bu gün doğum günün üstüne beş parasızım
Boynum bükük mahcupluğum ise hat safhada
Oysa neler düşlemiştim aylar öncesinden bu yana
Fukara yanımda kahırlarımla hep sen varsın ya
İşte en çok ona yanarım olur mu bu kadar talihsizlik diye
Biliyorum unuttum sandın yüzünün burukluğundan belli
İki dudağının arasında ki, bir kelime değil mi?
Ya seni var eder, ya da hayatını ebedi yok eder
Aşk gözlerde başlar, dudaklar söylemezse keder
En zor söylenendir aslın da, aşk denilen kelime
Söylendiğin de, ya acıtır içini, ya da seversin delice
Kimi zaman, dudaklarda infazın verilir ölümüne
Bir gün gelecek rengin solacak
Ahrete yakın yolun olacak
Musalla taşına dostlar koyacak
Günahınla sevabınla toprak dolacak
Gel bu ahvali düşün be gönül
Ne kadar hüzün varsa yanımda, yola çıkma vaktindeyim
Gidişimden bir evveldeyim ve içimi sızlatan ne varsa yanımda
Nerde, yok artık, muhabbetinden ve kaleminden dem vurduğum,
Gariban kelamın sahibi, Hayal oğlu diye bir adam ve onca Şiiler
Paslanmış kapılar ardında kaldı, unutuldu, mazide uçuşan sevgiler
Ne adamlar vardı, çocukları idi Şiiler ve onlar bile bırakıp gittiler
Bu gün düşünemiyeceğin kadar yalnızım
Hüzünlü bir şarkının ardından ah etmekteyim
Sen izmir akşamlarının sefalarındayken
Bense acizlik nöbetlerinde hıçkırıklarla ağlamaktayım
Ben tutsaklığında mahkümum yüreğimde kelepçelerin
Evimin her köşesi zindan,odaları yokluğundan




-
Kardelen Tuba
Tüm Yorumlarselamlar.şiirleriniz harika.ben kitapçı kız! ...