Bir gurbet türküsü, bir sevda nağmesi
Söylemekte dilim hasrete dair
Balıkçı meyhanesinde şarkılar da
Uçuşurken gözümün önün de belli belirsiz
Görmediğim bir sevdaya yanmaktayım
Ve ardından ahları tek,tek içmekteyim
Yenilmedim bu şehirde yenilmedim sahte yüzlere
Önce direnmem bir doğum odasında başlamış
En narasından bağırmışım kafa tutmuşum hayata
Yokuşlu bir İstanbul mahallesinin dar sokaklarında
Koşmalarım hırçınca çıkışlarım savaş gibi
Ağabeyler vardı yağız ve dürüst biraz da kabadayı
Hala bitmedi içimde sevgiler bir umut var
Sevgiler bitmemiş tükenmemiş olacaklar
Biliyorum akan gözyaşımın bedelidir aydınlıklar
Zincirlere vursa beni bırakmasa peşimi asalak anılar
Yinede yaşanası nedenler bulunur bitmediyse umutlar
Hesaplaşmaksa kimseye gerek yok bedelidir çektiğim acılar
Rüzgâr şakımızı söylüyor dinle ey sevdam
Vuslata çok vakit var hüzünlüyüm bu akşam
Geçmiyor bir günüm ah ile hasretine yanmadan
Rüzgârlar besteledi şarkımızı hüzzam makamından
Yokluğunun hasreti acımasız, yaktı kavurdu beni
Koşarsın anlamsızca, olanı anlamadan bilinmeyene
Önce hevesler kandırır, ballandırır şans denilen düşünce
Bir sürü uğraşlar verirsin, sonunu bilmeden yok yere yinede
Her seferinde sevinçler üretirsin, bildiğin ne varsa sevgilere
Ve bir nankör hoyrat çıkarda, talan eder hayat sahnesinde
Yaşam özlemek olmuş, her şey adına
Ulaşılmaz olan, ne varsa hayatımızda
Yoklara mahkûm olmuşuz, tamda ortasında
Yakınmış fark etmez, senin olmadıktan sonra
Her geçen gün değil mi, sıradan olmuş özlemek
Bunca zaman, çok çalışıp ta didindin
Aç açıkta bırakmadın, bolca da yedirdin
Onca çile çektin, bize mülk de edindin
Kıymet bilmeyip, talan eyledik babam
Sen helalde kazandın, biz haramda bitirdik
Bakma öyle gözlerimin içine,
Hiçbir merakların olmasın
Sorma ne haldesin, neyin var diye
Bilirdin yanımda olsaydın
Sana bir şeyler, anlatmak istedim
Seni sevmenin bedeli, yaksa kavursa beni
Seviyorum demişim bir kere, dönemem geri
Çekiyorsam çileyi aşkın, sensin tek sebebi
Ne varsa kabulüm, senden her neyse nedeni
Yıllar yılı karşılıksız seni mabedim yaptım
Bu sabah neden böyleyim, bilmiyorum
Günlerden ayın kaçı, saat kaçın da zamanın
Bir rıza tutturmuşum, hayal adamdan
Sabahın körün de, üstelik sesi de gidip gelmekte
Öyle olsun dedim, ustanın tabiriyle
Bu sabahta, ustayla kahvaltı yapalım dedim




-
Kardelen Tuba
Tüm Yorumlarselamlar.şiirleriniz harika.ben kitapçı kız! ...