Zaman kızgınlık zamanı yola koyulmuştur kervan
Toplamışındır kıyıda köşede bir kırıntı bile bırakmadan
Ne kadar konu ne kadar anı varsa senin tarafında olan
Yandaş kuruntularını da çıkarmışındır mutlaka sandıktan
Ne kadar cisim resim isim varsa sana ait olan
Alıp götürmüşündür bütün kindarlığınla üstelik hiç acımadan
Bu gün doğum günün üstüne beş parasızım
Boynum bükük mahcupluğum ise hat safhada
Oysa neler düşlemiştim aylar öncesinden bu yana
Fukara yanımda kahırlarımla hep sen varsın ya
İşte en çok ona yanarım olur mu bu kadar talihsizlik diye
Biliyorum unuttum sandın yüzünün burukluğundan belli
İki dudağının arasında ki, bir kelime değil mi?
Ya seni var eder, ya da hayatını ebedi yok eder
Aşk gözlerde başlar, dudaklar söylemezse keder
En zor söylenendir aslın da, aşk denilen kelime
Söylendiğin de, ya acıtır içini, ya da seversin delice
Kimi zaman, dudaklarda infazın verilir ölümüne
Akşam batımlarımın erguvan çiçeği
Ben sevda akşamlarının ağlayanı
Ben senin sensiz gecelerin garip yalnızı
Sen benim katık ettiğim açlığım
Ve üşümüş yalnızlığımın zavallı aşığı
Sen sen bahtımın alaca karanlığı
Düştü gönül ahu zara, derdim ile ah eyleye
Gözüm yaşım akar oldu, ağlamaktan döndü sele
Yönüm viran, şalfım viran, hasretinle gün eyleye
Uğraşırım gitmek için, varsam diye menziline
Derde düştüm derman yoktur, ahvalimi anlatamam
Dönüp durdum pervaneyim, ekseninde çap yapamam,
Aylardan nisandı
Sağnak yağmurlarında ıslandı yüreğim
Aşka sırıl sıklam başlarken adı da nisandı
Açan çiçeklere inat o daha da bahardı
Sonbahar ezikliğindeki kalbime üstelik o nisandı
Hani kainatın canlandığı insanın kanının kaynadığı
Ben bir sokak çocuğum adım sanım yok olan
Bilmiyorum hangi zamandı bırakıldığım ve bıraktıklarım
Yaşamın bir kıyısında ya köprü altında ya kaldırım taşında
Asabi tarafım isyanlarda insanlara kızarcasına
Bir martılara kızmazdım, birde serçe kuşlarına
Martılarda özgürlüğü görürdüm deniz üstünde uçtuklarında
Daha henüz beyninde var oldum ve şekillendim
Ardından güzel umutlarla yeşermeye başladım
Ve karnında yumuşacık ellerinle okşayarak anlattıkların
Umutların güzelliklerin sana senle olacak yavrum
Bilmiyorum bazen neden ağlardın ve benden saklardın
Dünyaya geldim anne anlattığın masalları aramaktayım
Ben ayrılık koymadım uzak yerlerin adını
Başka şehirde başka ülkede olsan bile
Senin en uzak gittiğin yer nefesimdir
Çünkü sen her dakika nefesimin tükettiğisin
Ve ben her içimi çektiğimde kitlenirsin beynimde
Hücrelerim sadece seni hapseder dilimde hep sen
Bir şarkı çalıyor aklımda sen
Ne kadar özledim seni bir bilebilsen
Hasret yangınlarında başım desem
Uzakları yakın edip bana gelirmisin
Sevdadır bilirsin gözleri kör eder
selamlar.şiirleriniz harika.ben kitapçı kız! ...