Doğum günlerim olmasın, bilmek istemiyorum yaşım kaç
Saçım okşanmıyorsa, anne eliyle, söylermisiniz bitkiden farkım ne
Ve binlerce annesiz çocuklar, saçı okşanmadan gezmekte
Bir şekere aldatılıp, kaybolmakta, bilinmez mihrapların ellerinde
Onca sol yanı ağaran ve de ağlayan, annesiz çocuklar gülmezler ki
Daha emzirmeden, koklamadan doyasıya, cami avlusuna bırakılan
Gördüklerin değildir aslında, her neyse baktıkların
Gördüklerinin farkına varmaktır, görmesini bildiğin
Kanadın uçuşudur, kuşun havada, uçarken gördüğün
En tepesinde ki ağacın, yemyeşil yaprağına bakarız
Topraktan köküne aldığı, su ile yeşil değilmidir, baktığımız
Suretler, beş aşağı, beş yukarı, aynı kalemden çıkmaz mı?
İnsanlar birlikte, yaşamayı beceremedikçe
Hayvanlar hep, insanlardan bir sıfır önde
Ne paylaşmayı becerdik, ne yaşamayı bir arada
Kıymet bilmedik hayatı, burunlarımız havada
Doymadı nefsimiz aç, uyduk kör şeytana
Bak şöyle bir âleme, düştük kötü hallere
Hayat çabuk geçti
Uzatmalarda şimdi zaman
Yaprak dökümleri yaşanmakta
Mevsim ise sonbahar
Ve rüzgâr özlenmişliğe,
Şarkılar çalarken hüzzamdan
Zatına münhasır sevgiler, özel ve de çok güzel
Ne riya vardı gülüşümde, ne de yalan dolan
Asla sevmedim, bir mevzu ya istinaden
Ve de hiçbir zaman, fesatlanmadım içimden
Seni, boşluğa düştüğüm bir anımda,
Düşürmedim piyangodan
Kadın vardır sevdadır adı
Aşk için yaşayıp yangınlara yanan
Kadın vardır aşktan aşka koşan
Sevilmeye gerçek sevmeye yalan
Kadın vardır fıtratı melek kendi melek
Duru su gibi sakin saf ve temiz
Zaman geçmiş kalbimse yorgun
Aksa saçlarım yüzümdür solgun
Bakmayın gülüşüme yalan
Ne fırtınalar koparmakta yüreğim
Zaman vuslat zamanı vakitse yakın
Doymadım hayata hasretim lakin
Demir almak zamanı gelmişse bu limandan
Meçhule bir gemi kalkar bu limandan
Dediği gibi şairin, rıhtımdaydım sen giderken
Kızgınlıklarını tıktığın bavulunun bir köşesinde
Yorgun sevinçlerine görünmeden gizlendim
Her arkana baktığında, pişmanlığında saklandım
Anlaşılmaz insanlardan bıktığım şu dünyada
Manalar yitirilirken anlamlarsa çıkarlara gebe
Taşınmaz olmuş artık iffetler, sanki değişen elbise
Haramzade hovardalığında tükenen sevgilere
Ölümü daha çok sevdim yaşam olduğu sürece
Ölüm yakışmadı sana,
Çok erkendi gidişin.
Dönüşlerin olurdu hep,
Beklemekteydim yolunu.
Üstelik, hiç şaşmazdı gelişlerin,
Hep aynı saat.
selamlar.şiirleriniz harika.ben kitapçı kız! ...