Ölüm, ölüm dediğin, bir öbür dünya
Bir sürü insan vardı, kimse kalmadı burada
Sanırsın zamanda, ağır seyretmekte saat
Kimi erken gider, kimi beklemekte sırada
Zaman yolculuğa çıkmış, daldan, dala konan kelebek
Bazısı zevki sefa sürer, bazısı der ya medet
Bir mekan ki dostlar sofrasında
Muhabbettir nimetimiz
Yedikçe hüznün yüzü kaybolmakta
Azıklarımız sevgiydi bizim
Yedikçe doymak bilmediğimiz
Bağışla bağışlaya bildiğince
Şahlanmış geliyor, garbın afatından atlar
Kopmuş makberin ateşi,düşüyor saflar
Cenk zamanıdır şimdi, gürlesin güzler
Ceddin gemileri denize, karadan yürüttüler
Ey tek yürekte birleşip,hakka yürüyen leventler
Bir kadının, doğum yapmasından farkı yoktur, şairin şiiri
Süreç aynıdır aslında, bir çocuğun doğmasıyla aynıdır, şiir
Şairin aklına düşmesine benzer şiir, ana rahmine düşen cenin gibidir
Cenin annede büyür, şairde kelimeler büyür, mısralara dökülür
Her geçen gün, canından can katarken, büyütürken etinden, anne
Harfler kelime olur, satırlaşır büyür, çocuk olur şairin gönlün de
Beni kendimle yalnız bırakın
Bu karanlık sokağın ışığı ben olacağım
Beni kendimle yalnız bırakın
Söndürdüğüm ışıkları bir bir yakacağım
Varsın umursamasınlar yok saysalarda beni
Umut sokaklarının kaldırımlarında yürüyeceğim
Hayat çabuk geçti
Uzatmalarda şimdi zaman
Yaprak dökümleri yaşanmakta
Mevsim ise sonbahar
Ve rüzgâr özlenmişliğe,
Şarkılar çalarken hüzzamdan
Zatına münhasır sevgiler, özel ve de çok güzel
Ne riya vardı gülüşümde, ne de yalan dolan
Asla sevmedim, bir mevzu ya istinaden
Ve de hiçbir zaman, fesatlanmadım içimden
Seni, boşluğa düştüğüm bir anımda,
Düşürmedim piyangodan
Bu gün doğum günüm
Yaşımın bilmem kaçındayım
Baharın Başındaydım eskiden
Şimdi ise neden hicazdan
Dinler oldum hüzünlü şarkılar
Bir elif varmış bir de ali varmış
Elif sevdaya hiç inanmazmış
Elif sevdaya inanmadıkça
Ali görmeden elif yangını alev almış
Gel zaman git zaman sazında tel aman
Ofladıkça bizim ali elif demiş inanmam
Erguvan kokulu kadınlar vardır, kınalı boyalı saçların altında
Hırçın dalgalar gibidir, hilal kaşlarının ardından, hırçın bakan
Güneş ışıklarıyla yıkanmış, akça pakça berrak, yüzlerinde gülücük
Mülayim muhabbetlerle gerdan kırar oynaşır, ama biraz utangaç
En şefkatlisinden, sarıp, sarmalayan sımsıcak ve de bir o kadar anaç
Erguvan kokulu kadınlar vardır, alımlı mı, alımlı, salınası boylu, güzel kokulu




-
Kardelen Tuba
Tüm Yorumlarselamlar.şiirleriniz harika.ben kitapçı kız! ...