RİNT BİR ŞAİR: İLHAMİ BULUT
Bu gün size, bu gazetede en az bir yazılı eseri bulunan ve Elazığlı olan yazar ve şairleri “Elazığ Kalemleri” başlığı ile yazan şair İlhami Bulut’u anlatmaya çalışacağım.
“Her edebiyatçı biraz şair, her şair de biraz rinttir” diyor işin erbabı. Yani şiirle meşgul olan her şair kendisini adeta şiirin içinde kaybolmuş (şiir olmuş) bulur. Aslında bu şiirde kayboluş da biraz mistisizm değil midir? Mistisizm yalnız dini alanlar için kullanılmaz. Ruhun yöneldiği, zevkle uğraş verip temaşa ettiği her uğraşı esasen mistisizm değil midir? Yazanla yazılan arasındaki bu enteraktif ilişkiyi edebiyatın, belki şiirin dışında pek bulamayız. İlhami Bulut belki de bu cümleyi ispat sadedinde; “Bu aşkla / yanarken diri diri / Ölümü öldürmeden / Bir çuvala giremeyiz bu aşkla.” diyor.
Derin derya bir gönül ! İlhami Bulut
İyi ki üstadım ben ! Sizi tanıdım
Kendisi yağmurdur, soyadı Bulut
İyi'ki İlhami üstadım, sizi tanıdım
***
Sohbette Okyanus ! Sözlerde derya
İmanı kamilin saadetini
Yaşayınca çok mutlu oluyorsun
Allah kabul etsin ibadetini
Umreniz hayırlı uğurlu olsun
Kâinatın tek sahibi hükmünü verdi.
İnsanı yaratacağım, sırtına da aşk yüklenip göndereceğiz:; dünya denen dönenceye.
Bir velvele koptu cennet-i ala da, cennet sakinleri bizden daha üstün biri mi yaratılıyor diye, gerçekten de meleklerden daha üstün vasıf taşıyabilecekti insan.
İnsana; aşkın ayrımına varma özelliği taşıyan kalp denen bir cihaz takılacaktı, takılan bu cihaz aşkın ayrımına varacak değildi elbet o kalbi taşıyanın seçimine bırakılmış demokratik bir serüvendi velhasıl.
Meleklerin hocasının etekleri tutuşmuş ateş püskürüyordu hırsı, kibri galipti, nihayet sınavlardan geçemedi, insana ihtiramda bulunmadı iblis ruhsatını alıp karıştı karanlıklara.
Hüküm yerine gelecekti elbet, Adem’i topraktan bir kalıba döktüler, cennet kapısının önünde melekler 40 yıl başında nöbet tuttular.
Ağlamanın dili yok; her damla bir şiirdir.
Aşk ile ağlayanın hıçkırığı zikirdir
Açar göğsün aşk ile kalbi kalbe aktarır
Yoktur akli izahı bu bir gönül ilmidir.
Aşiyan-ı bülbül gül kokar her dem
Gülistan sararır Eylül Gelince
Bülbül bana benzer o gül tıpkı sen
Kalbim yetim kalır Eylül gelince İlhami Bulut..Elazığ
Yine bir türkünün içinde geçtin
Seni dinliyorum şimdi burada
Meğer bu ayrılık çetin mi çetin
Bir selam gönderdim tam bu sırada
Çiçekler açtı mı bu hangi mevsim
Ağlayarak ve üzülerek gelmişiz
Sevinmek; bu dünyaya göre değil
Nimet saymadıkça çektiğin derdi
Kırık kalplerdeki Sultan gücenir
Sevinmek; bu dünyaya göre değil
*
Sallandı ninniler uyuyan suda
Şol sema dolusu ay bedir Allah
Kaykılan deryalar, derin uykuda
burkaçlı rüzgarın sol kavisi
ince bir desen çizerken sulara
daha köprü başında
İstanbul bulaşır yolculara
***
uğultulu bir tılsım var bu şehirde




-
Ahmet Vural
-
Hasan Turgut
-
Naime Özeren
Tüm YorumlarBütün şiirlerinizi de zevkle okuyor takip ediyoruz..sizin siiire olan tutkunuz okuyucularınıza da sirayet ediyor ve şiiri sevdiriyor.İlhamınız gani kaleminiz daim yazar olsun.Sizi tebrik ediyorum.Saygı ve sevgilerimle...
Sizi sarıkaya şiir söleni de tanıma ve şiir kitabınızı okuma fırsatım.oldu çok değerli ve çok kaliteli bir kişilik ve ruha sahipsiniz değerli üstad adıma imzalamış olduğunuz SIR SIZINTISI hala baş ucu kitabım olarak manevi bir degerde ..selammsaygim dualrimla değerli kalem
Bu, muhteşem bir şiir değerli dost.Sır, gizdir. Bir zerresi bile sızsa artık sır olmaktan çıkar. Ama iyi ki sızmış ta dizelere dökülmüş, bizlere kadar ulaşmış.Sanki, ustalar yazarsa işte böyle yazar diyordu şiir, okurlarına.Kutlarım güçlü kaleminizi ve yüreğinizi...Diğer şiirleriniz gibi bu şiiriniz ...