‘Dağları yırtıp, enginlere sığmayan’
Anadoluyum ben.
Çağdan çağa köprü oldum
Benden sorulur sıra dağların silsilesi
Anadoluyum ben.
Şu an imzaladım ben bu fermanı
Her ferdin başına bir kuş konacak
Allah sorsun benden/dini imanı
Bu kuşun adı da Devlet olacak
*
İşe başlıyorum köyden, şehirden
Şu an imzaladım ben bu fermanı
Her ferdin başına bir kuş konacak
Allah sorsun benden/dini imanı
Bu kuşun adı da devlet olacak
*
İşe başlıyorum köyden, şehirden
Sonsuz bir yoldayız gülüm/musalla ara durak bize/kalbin libası aşk, giy de gel Lili/düğün hediyesini Rabbim taksın bize..İlhami
*
Sabitlenemiyuruz gülüm/sallamaya başladı dünya/sırtından atacak bizi/gel aşka kaçalım Lili..İlhami
*
yağmur,kar,dolu gah gah/aşk ise her gün yağar/gönül gözüyle görünür o, çünkü sadece gönüllere yağar..ilhami
Her güzün yılkı koşardık kağnılı değirmenlere
Oraktan kaçardı dam üstünde tek tük çiçekler
Koyunlara ikram ederdik pağaçların tuzunu
Ben gizli bir hazineydim, bilinmeyi sevdim’ kâinat projesini çizen Mevla; bilinmek istemesini,kendi yüzünü görmeyi dilemesi ile emsalsiz bir incelik ve hikmetle beliren tanımı olmayan kainatı saran aşk. Dikkat edilirse kainatta her yer aşk fışkırıyor.
Bir kelebek bile yeterli, bunu görmeye.
Varlığın hammaddesi, kaynağı, yaratılış sebebi ve dönüp geleceği son nokta yine aşk.
Mizan-ı aşk yekûnu; bir bir icmal eyledim
Canana verdim canı, mecmuu ikmal eyledim
Aşk külfeti aşığın, maşuk gamdan beridir
Can gidip geldi berü, hakkım helal eyledim
Ne ezgi ne şiir ne bir masaldır
Ne de mutluluktur aşk dediğin şey
O benim benimle olan kavgamdır
Bir levh-i kelamdır aşk dediğin şey
Papatya yaprağı dursun dalında
Mizansen bir fail oldum; her cezaya müstahakım;
Hazmedilmez bu ayrılık, bu sürgün mü benim hakkım!
Af diledi dağlar taşlar, zerrey-i miskal-i bendedir
Şulende yanar dimağlar, zayi olmuş gider aklım,
Aşkın mekanı dünya. Cengiz Aytmatov öyle diyor; bedensiz aşk olmaz, öyleyse dünya olmadan, hayat olmadan da aşk olamaz; yaşamın ve dünyanın önemi burada başlar işte;
Peki hangi aşk bu? Onu bilemem, o senin bileceğin husus; ilahi mi, beşeri mi, mecazi mi, gerçi, hepsi aynı kökten gelir ama. Değerlendirme ve seçim özgündür.
Dünyadaki bütün yaratılmışlar bu dünya içindir, nebatat, hayvanat, dağlar, denizler, güneş ve yıldızlar; insan dışında akla gelen her şey; bu dünya için yaratılmış, dünya ile var oldu, dünya bitince de bitip gideceklerdir. İnsan; insan hariç; insan dışındaki bütün canlı, cansız varlıklar gibi yok olup gitmiyor.
İşte tam burada inanılmaz, bir efkar, bir his huzmesi durup dururken sararda sarar insanı.




-
Ahmet Vural
-
Hasan Turgut
-
Naime Özeren
Tüm YorumlarBütün şiirlerinizi de zevkle okuyor takip ediyoruz..sizin siiire olan tutkunuz okuyucularınıza da sirayet ediyor ve şiiri sevdiriyor.İlhamınız gani kaleminiz daim yazar olsun.Sizi tebrik ediyorum.Saygı ve sevgilerimle...
Sizi sarıkaya şiir söleni de tanıma ve şiir kitabınızı okuma fırsatım.oldu çok değerli ve çok kaliteli bir kişilik ve ruha sahipsiniz değerli üstad adıma imzalamış olduğunuz SIR SIZINTISI hala baş ucu kitabım olarak manevi bir degerde ..selammsaygim dualrimla değerli kalem
Bu, muhteşem bir şiir değerli dost.Sır, gizdir. Bir zerresi bile sızsa artık sır olmaktan çıkar. Ama iyi ki sızmış ta dizelere dökülmüş, bizlere kadar ulaşmış.Sanki, ustalar yazarsa işte böyle yazar diyordu şiir, okurlarına.Kutlarım güçlü kaleminizi ve yüreğinizi...Diğer şiirleriniz gibi bu şiiriniz ...