Ne ezgi ne şiir ne bir masaldır
Ne de mutluluktur aşk dediğin şey
O benim benimle olan kavgamdır
Bir levh-i kelamdır aşk dediğin şey
Papatya yaprağı dursun dalında
Mizansen bir fail oldum; her cezaya müstahakım;
Hazmedilmez bu ayrılık, bu sürgün mü benim hakkım!
Af diledi dağlar taşlar, zerrey-i miskal-i bendedir
Şulende yanar dimağlar, zayi olmuş gider aklım,
Aşkın mekanı dünya. Cengiz Aytmatov öyle diyor; bedensiz aşk olmaz, öyleyse dünya olmadan, hayat olmadan da aşk olamaz; yaşamın ve dünyanın önemi burada başlar işte;
Peki hangi aşk bu? Onu bilemem, o senin bileceğin husus; ilahi mi, beşeri mi, mecazi mi, gerçi, hepsi aynı kökten gelir ama. Değerlendirme ve seçim özgündür.
Dünyadaki bütün yaratılmışlar bu dünya içindir, nebatat, hayvanat, dağlar, denizler, güneş ve yıldızlar; insan dışında akla gelen her şey; bu dünya için yaratılmış, dünya ile var oldu, dünya bitince de bitip gideceklerdir. İnsan; insan hariç; insan dışındaki bütün canlı, cansız varlıklar gibi yok olup gitmiyor.
İşte tam burada inanılmaz, bir efkar, bir his huzmesi durup dururken sararda sarar insanı.
Yalnız kalma yalnızlık bir yarım cümle sanki
Yalnızlık okunmamış açık bir mektup gibidir
Aşk arzunun ötesinde bambaşka bir yerde
Şimdi ardından saygıyla sürünecek bu şiir
*
Dudak boyası gibi gülünce dökülen sözle değil
Aşk kapısında beklerim seni
Cennete girecek eşiğe benzer
Türküden türküye sallarım seni
Açılmış kollarım beşiğe benzer
Aşk zehirli şifa; izahı yoktur
kalbinden düşerek ölen oldu mu hiç
yağmurda ağladın mı gizlenmek için
bıldır yağan karların altında çürümüş
bir kıyamet koptu bende
pusuya düşürüldü canım ve sevdam
bu kalleşlik öldürdü beni
bir şair utanır şiir yazmaya
oysa biz
kalbimiz sıcak sıcak
İçinden geçelim hatıraların,
Bir köşede kalmış; bi türkü söyle
Sesi gelsin eski arkadaşların,
Dalları kırılmış; bi türkü söyle
Havalansın yine huma kuşları,
İLHAMİ BULUT
1956 ELAZIĞ, PELTE KÖYÜ DOĞUMLU.
ED.FAK.AYRILMA, ADALET YÜKSEK OKULU MEZUNU
ADALET DAİRESİNDE DAİRE MÜDÜRÜ OLARAK 34 YIL HİZMET..
EVLİ, TOLGA VE EVREN İSİMLİ İKİ ERKEK ÇOCUK BABASI, MEHMET AKIN, ELA, AHMET SELİM, İPEK İSİMLİ TORUNLARIN DEDESİ.
SIR SIZINTISI VE LÜLEYZA İSİMLİ İKİ ŞİİR KİTABI MEVCUT
hangi devir bu ne zamana çattık
şairlerin sırtını sıvazlayan sevda
sıva gibi döküldü kalbin dibine
biz bize niye iyi gelmiyoruz artık
*
yar kıvrım kıvrımdı kaval sesinde




-
Ahmet Vural
-
Hasan Turgut
-
Naime Özeren
Tüm YorumlarBütün şiirlerinizi de zevkle okuyor takip ediyoruz..sizin siiire olan tutkunuz okuyucularınıza da sirayet ediyor ve şiiri sevdiriyor.İlhamınız gani kaleminiz daim yazar olsun.Sizi tebrik ediyorum.Saygı ve sevgilerimle...
Sizi sarıkaya şiir söleni de tanıma ve şiir kitabınızı okuma fırsatım.oldu çok değerli ve çok kaliteli bir kişilik ve ruha sahipsiniz değerli üstad adıma imzalamış olduğunuz SIR SIZINTISI hala baş ucu kitabım olarak manevi bir degerde ..selammsaygim dualrimla değerli kalem
Bu, muhteşem bir şiir değerli dost.Sır, gizdir. Bir zerresi bile sızsa artık sır olmaktan çıkar. Ama iyi ki sızmış ta dizelere dökülmüş, bizlere kadar ulaşmış.Sanki, ustalar yazarsa işte böyle yazar diyordu şiir, okurlarına.Kutlarım güçlü kaleminizi ve yüreğinizi...Diğer şiirleriniz gibi bu şiiriniz ...