İlhami Bulut Şiirleri - Şair İlhami Bulut

İlhami Bulut



Geçen gün, bir sayfada bir arkadaşımızın; ortalık fasa, fiso şair ve şiirlerden geçilmiyor anlamında bir yorumunu tesadüfen okudum.
Bu şahsi bir yargı; böyle bir değerlendirme yapamaz mı? Herkes yapar, çünkü şiir; herkesin görüşünü açıklayacağı tavanı sınırsız bir sanat alanı, herkese yer vardır, yeter ki herkes yerini bilsin.
Herkes değerlendirme yapabilir; saygın, ben de herkes gibi bir değerlendirme yapmaya çalışacağım şimdi.
Herkes görüşünü ifade eder, ta ki kişi haklarına mütecaviz olmamak kaydıyla, bir görüş ileri sürerken, karşı görüşün de ileri sürülebileceğini hesaba katmamız gerek elbet.

Devamını Oku
İlhami Bulut


Uzun ve meşakkatli bir yola revan olan üç yolcunun yoluna çıkan, piri fani,ak sakallı biri, yolculara der ki; evlatlar, bu yol uzun ve yorucudur, azığınız azalabilir, yorgun düşer, ihtiyaçlarınız çoğalabilir, bu yol güzergahında; önünüze semiz fil yavruları çıkar, sakın ola onlara zarar vermeyin, zira; anneleri de size zarar verir der ve yoldan çekilir.
Az gider, uz giderler; acıkır ve yorgun düşerler, bir vaha kenarına varınca, bakarlar ki, sahiden; yeşilliklerin arasından semiz bir fil yavrusu suya doğru pampal pampal koşarak gelmekte, iki arkadaş şerde ittifak edip; karar verirler bu yavruyu yemeye, biri muhalefet eder; arkadaş der, o yaşlı amca bir şey biliyor ki söyledi, ben bu ziyafetinize katılmayacağım der ve geri durur.
Kalan iki kafadar, arkadaşlarına çıkışarak; fil nereden bulup da bize zarar verecek, gel ye keyfine bak diyerek, yavruyu mideye indirirler, rehavete yol açar semiz et tabi; biraz uyuyalım da sonra yola devam ederiz diye uykuya dalarlar, ziyafete katılmayan aç olduğu için, uykusu gelmez, uyanık oyarak uzanır oraya; ;
Çok sürmez, tren düdüğü gibi bağıra bağıra, öfkesi kulaklarında ters dönmüş, yerin bağrını yara yara toz toprak içinde dev gibi bir fil gelir;
İkisi horul horul uyumakta, uyumayan da son duasını yapmaya başlar, fil yatanların burnuna hortumunu dayayıp, yavrusunun kokusunu alınca, dişlerini taktığı gibi arkaya aşırıp ikisini de cansız yere serer,

Devamını Oku
İlhami Bulut

Söyle sana Fırat’ım kim su diye bakandır.
Gel de coş damarımda sana engel mi vardır!
Sen Murat’ın almışsın, ben ne güne bakayım;
Olayım damla damla biraz da ben akayım…

İyi anlarım suyun sesinden

Devamını Oku
İlhami Bulut



Şiir gönlün, ilim; aklın şiiri
Gençliğin rehberi üniversite
İrfan kuşanıyor Elazığ şehri
Aklın son durağı; üniversite

Devamını Oku
İlhami Bulut

Niye boş mu sandın ; şu sol yanımı
Sevda yüklemişim, ağzına kadar
Dişime takmışım; tatlı canımı
Kaç kez gidip geldim; Fizan’a kadar
*
Havar yarim havar gurbet havası

Devamını Oku
İlhami Bulut

Füsun bir bakışla, değişir kalbin yeri
Şafaklarla sözleşip; muhacir olursun
Gölge altına alır, bir anda içindekileri
Güneşten habersizce akşam olursun
*
Gündemin gizlersin gizli çekmecede

Devamını Oku
İlhami Bulut

Beni duyan yok mu çürük vicdanlar
Ben ateş altında Gazzeli çocuk
Ademoğluyduk hani; biz, insanlar
İnsan değil mi bu ! Gazzeli çocuk

Hastane kapalı serum ne gezer

Devamını Oku
İlhami Bulut



Vız gelip geçmeli ay ve güneş
gün ardından doğmalı umutlar
bir gülün harcı gönül evidir
saksı gibi olmalı kalbimiz

Devamını Oku
İlhami Bulut

benimle ekmek olur yeşil başak
benimle iki kanat olur kuşlar
benimle Meryem anne
Yusuf peygamber
benimle derya oldu
bir damla su

Devamını Oku
İlhami Bulut

inelim gecelerin sırtından
gel güneş giyelim bu gün
zevale uğrayınca çiçekler
eylül’den bir hatıra kalsın
ışıklar turuncudur şimdi
eylül’de güneş giyer aşıklar

Devamını Oku