Bu kadar kötümüydük?
Bu kadar ruhsuz,
Bu kadar duygusuz,
Vurdumduymaz,
Kindar, hırsız...
İçten pazarlıkçı,
Pencerede güneş açmış,
Yağmur yağmış çiçek açmış,
Sarı kız buzağı yapmış,
Merhaba bahar merhaba.
Merhaba Hasan amcam,
Gönlün benimle konuşmasa,
Sussa dilin, çıkmasa sözün,
Sevdiğini hiç merak eder mi?
Arayıp da sormayan iki gözün.
Nedir senin bu inadın,
İnadını da yanına al sen,
Böyle yaşamana devam et!
Sakın ha gideceğim deme,
Geldim de sen, işine bak,
Sen hep böyle devam et.
Gecemizi dilim, dilim bölen,
Akıllarımızı başımızdan alan,
Hayatımızın düzenini bozan,
Acılarımız, mesaiye gece başlar.
Yaralarımızın ağır şiddetine,
Kuşlar neden korkmaz?
Gün kısaltan gölgeler,
Üzerlerine vururken,
Sessiz korkularından!
Bekleyen korkuluklar,
Kumdan kalelerle çevrili ömrüm,
İnce kum taneleriyle örülmüştü.
Parçalarımı birarada tutan da,
Yavaş yavaş eriten de suyundu.
Suyunla eriyen ömrümün tesellisi,
Ademim aklı fikri yalanla dolanda,
Zeytinyağı gibi, hep üste çıkacak.
Bilmez ki, doğrusu, yalan olacak,
Çıkarttığı yangın kendisini saracak.
İş bilen ademin ağzında bir sakız,
Kuşlar, sizler duydunuz,
Kanat çırparak uçtunuz.
Bizler haberini beklerken,
Sizler o sese vuruldunuz.
Kuşlar, size gökler mavi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!