Bırak şu insanları kendi haline.
Alışkanlık işte, bırakamıyorsun.
Bağımlısı olmuşsun nefislerinin,
Hızlı hızlı düşünmeden çekiyor,
Yavaş yavaş bitiyor, ölüyorsun.
İçindeki tütünü kurutamadın hala,
İki ortalı ayrılmayan defterime,
Ödev olduğun için yazmadım
Sana mecbur olduğum için,
Seni sevdiğim için yazmıştım,
Yüreğimin son sayfasına adını.
Yazdığım şiirlerim seni kıskandı.
Saatlerimizden zamanı,
İçimizden merhameti,
Dualarımızda olmasa,
Biz her şeyi tüketmiştik.
Nefsin eyyamları için,
Ne yazık ki, bizlere masal gibi anlatıldı Tarih.
Bir kulağımızdan giren, diğer kulağımızdan çıktı.
Uğruna, can evlatlarımızı verdiğimiz Vatanın,
Tapusunu, neden biz Malazgirtte unuttuk?
Bir zamanlar yedi cihana sığmazdı bizim ecdat.
Bir tek, Nefissin işte!
Sadece, bir tek nefes!
Rüzgarla karşılaşsan,
Herkes içine çekerde,
Kimse seni hissetmez.
Artık gözler görmüyor,
Kulaklar ağır işitiyor.
Bastonumda olmasa,
Ayaklarım yürümüyor.
Beni ne kimse dinliyor,
Dallarım rüzgara tutulmuş,
Korkudan, tir tir titriyorum.
Kupkuru, zapzayıf olsam da
Rüzgarda hiç kırılmamalıyım.
Ben kırılırsam, sevgili kırılır,
Sen istedin diye, şiir yazmam, yazamam.
Gönülden, iki çift sözünü esirgemezsen,
Selamını sabahını dünya için kesmezsen,
Dertlerimi dinler, kendi dertlerini eklersen,
Kalem, gönüllerimiz karşısında dile gelir,
Birbirimize karşı sevgimiz saygımız artar,
İçimde ki varlığım,
Yokluğunda özlemim,
Tutunduğum...
En tatlı acım,
Kalbimde sancım,
Ömür hikayemi yazan kalemim,
Ben de seninle tükeneceksem yaz.
Yaz, siyah sayfaların kalbine,
Kağıtları bende tüketeceksen yaz.
Sana çare olacaksa hayallerim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!