Beni bırakıp gidişinde,
Her halim,bir muamma.
Ne ılık bir sonbahar,
Ne de kavrulan bir yaz.
Bilinmez hallerim var.
Bekle beni ey sevgili!
Artık sana döneceğim.
Verecek ne bir sır kaldı,
Ne de bir özgürlük,
Uzak diyarlardan çağiran,
Derin sesin için,
Elimde olsaydı gelirdim,
Yoluna gülleri dererdim.
Elimde olsaydı verirdim,
Kalbimi hediye ederdim.
Elimden gelseydi arardım,
Bak yanındayım derdim,
Rotamız Hak,
Yolumuz uzun.
Halatlar ince,
Fırtına büyük.
Taşınmayacak
Kadar ağır,
Aşk ile yanan narları kim söndürecek?
Dağılmış olan narları kim toplayacak?
Kimin elleri allanacak,kimlerin ki pullanacak?
Ekşi tadına kimler bakıp kimler katlanacak?
Aktıkça narın gözyaşları kimler silecek?
Her evin penceresi denize bakmaz!
Her evin penceresi güneşe görmez!
Güneşi sırtına almışsan kalbine bak,
Ben inanan kullarımın kalbimdeyim,
Gitmeyecek gibi geleceksen,
Dönmeyeceksin.
Seviyorum deyip seveceksen,
Silmeyeceksin,
Senin için ölürüm diyeceksen,
Yaşamayacaksın.
Manav eksik tartar,
Bakkal fahiş satar,
Terzi kumaştan,
İşçi zamandan,
Patron maaştan,
Devlet fakirden,
Bir selamına dünyalar verdiğimiz,
Bize hoşçakal demeden gider,
Ayrılırken verdiğimiz emekleri alır,
Terkedilmiş yüreğimize hediye eder.
Haklı olsak da, bir kusur ararız,
Hormonlu gıdaları bir bir yedik,
Yedikçe biz neden doyamadık?
Vitrinde gördüklerimizi alamadık,
Söyleyin biz neden mutlu olamadık?
Ah şu kilolar, kör olası kötü kilolar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!