Ben bir güzeline gönülden vurulmuşum Allah'ım
İstemeyerek haddimi aşmışsam beni Affet Allah'ım
Gözleri mavi, ormanlar yeşil, dağları kahverengi,
Senin isminin anıldığı yeri ben hep sen bilmişim,
Uğruna ölmek için serden geçmiş şehadeti seçmişim,
Tüylerim diken diken olur kuyusunu kazanı görünce,
Kız, ben seni çok seviyorum
Koy ellerimin üstüne ellerini
Utanma, sıkılma, garipsenme
Düşünme var içimde puşluk
Kız, senin ile kaybettim aklımı
Tutup kalanlara tutkal diyorlar
Çekip gidene,
Bilmiyorum neden, hoş / çakal!
Aynı değiliz,
Aynı anadan,
Doğsak da!
Farklı değiliz,
Farklı havaları,
Seni sevmenin, molası olur mu hiç?
Sigara tiryakisi değil benim gönlüm!
Sıkışır benim kalbim
Ülkeme karanlıklar çökünce
Kalmaz hiç sabrım
Kardeşlerimin kanı dökülünce
Vatanımı çok severim
Toklukta ölenlerin sayısı Açlıkla ölenlerin sayısından az değildir!
Açlar, ölmemek için kilo alırken, Toklar, ölmemek için kilo verir!
Hata ve kusuru kendimden bilmekteyim
Bildiğimle ben durmadan öğünmekteyim!
Hz. Adem'in hamurundan yoğurulmuşum
Çamur olmuş nefsi, ben nasıl temizleyeyim?
Susmam gereken yerde konuşmaktayım,
Ne olursan ol, gel diyor,
Kucaklayıp bağrına basıyor
Herkes bırakıp giderken,
Senin sadık yarin oluyor!
Han oluyor hamam oluyor,
Acıkınca doyuranın oluyor
Nasıl bakacaksınız soldurduğunuz yüze?
Bir daha görür müyüm sizleri iyi gözle?
Döndürdünüz, beni güneş görmeyen üzüme!
Karnımla neydi sizin alıp veremediğiniz?
Yetmez dediniz kumalar getirdiniz üstüme!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!