Ne kimseye av ol, ne merhametsiz bir avcı!
Kanadı kırılmış olanlara sür gönlündeki ilacı
Susarak gideceksen,
Buna bir isim koyalım.
Mazi denilen yarayı,
Bir daha hatırlamayalım.
Mısırları öğütmek için
Su istiyor değirmen
Ben mi, beyaz Soğanı,
Zarından ayırmadan
Kokusuna aldırmadan
Tüm yemeklerin yanında
Suskunluk orucu tutanlar var, Hz. Meryem gibi.
Şeytanın şerrinden uzaklaşıp Rabbe sığınanlar.
Her vakit, midesi, gözü, cebi doymayanlar var,
Onlar, kalpleriyle, nefislerini bir ayarda tutarlar
Dudaklarım hiç oynamıyorken,
Kulağıma birtakım sesler geliyor Usta!
Söylenenleri kale almalıyım mı?
Bana, bir şeyler söylesen bu hususta!
Tüm canlılar, Allah'ı muştularken,
Sözünün nereye gidebileceğini bilen insan
Susması gerektiğini henüz en başında bilir.
Dudaklarım hiç oynamıyorken,
Kulağıma birtakım sesler geliyor Usta!
Söylenenleri kale almalıyım mı?
Bana, bir şeyler söylesen bu hususta!
Tüm canlılar, Allah'ı muştularken,
Rüzgar sevsin saçlarını
Ben güzel gönlüne talibim
Kırmasın sözlerim seni
Ben susmasını da bilirim.
Tek başına bir köşede yazana değil,
Tek başına konuşanlara deli diyorlar.
Herkesi boyuna, postuna, işine göre,
Biz yazarları, sözüne göre seviyorlar.
Ağır gelir içinde sevgi olmayan sözler,
Papatya vereninize fal açmışsanız Hanımefendi,
En sıcak Güneş bile, size bakıp geçer!
Yanında, kolunda, gönlünde yürüyün,
Gölgelik yer deyip köşeye çekilmeyin Hanımefendi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!