Ben yazmayı
Bilmem
Sen okumayı
Bilmem
Neden düşer,
Gönlün gönlüme!
Ellerime bakıp!
Sorma neden boş?
Yüreğime sor,
Neden, niçin hoş?
Aşk şarabından,
Sus, otur sen ne bilirsin dedi bir baba!
Bir diğer baba, çocuğun beynini parselledi
Haritanın ortasından geçiyordu nehir!
Bilmesin diye çocuk baba haritayı kesiverdi.
Biz henüz ortada yokken
Bilmem kimler kimler vardı?
Bizde unutulup gideceğiz,
Bilmeyeceğiz kimler kimler kaldı
Yılanlara saygı duyarım,
Ama, yine de tedbirimi alırım
Bilirim ki, yaklaşırsam sokacak!
Dostlarıma çok güvenirim,
Sırrımı, her şeyimi veririm,
Sevmeyi, henüz çocukken öğrendim
Bekledim, sevdiğim beni sevsin diye
Yıllar sonra, terk edeceğini bilsem de.
Çocuklarımız, yemeklerini seçerken ben utandım.
Pazar artıkları ile geçinenler varmış, bilseniz ne çok!
Yangınları sönsün diye, gözyaşlarımı tutmadım.
Yoksullar için, ne çok ağladım, bir bilseniz ne çok!
İnsanlar ölürken, niçin eğleniyorlardı anlamadım,
Koşsaydım Aşka doğru, yorulmazdım
Derde, kedere gülümser, ağlamazdım
Bilirdim, Sevgili için çekilen her derde değer
Aramızı açan yollara yanaşmazdım!
Aşkın sözlerini okuyup, anlasaydım,
Gözünden yüreğine akan,
Damla keşke ben olsaydım
Razı olurdum onu silseydin.
Kurumadan bekleseydin,
Bir kaç dakika kalsaydım,
Mutlulukla başladıklarımı,
Üzüntüyle sonlandırışlarımı,
Çaresizliğimi, bilseydiniz!
Bana da hak verirdiniz siz!
Bilinmez sulara dalışlarımı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!