Çukur yolları, sıvaları dökülmüş evleri,
Eski tahta kapıları, sokakta top koşturan çocukları...
Ve meraklı komşuları var bu sokağın.
Her gün geçtiğim dalgakıran sokağı burası.
Bir de hep gördüğüm,
Sürekli aynı eski kapının önünde oturan o adam...
Başını yine dizlerine yaslamış,
Yanı başında hep o eski okul çantası.
Bugün daha bir yorgun sanki,
Bu sefer dayanamıyorum;
Gölgem üstüne vurana kadar yaklaşıyorum ona.
Ağır ağır kaldırıyor başını,
Yaşlı gözlerle süzüyor önce beni,
Sonra bastığım yere iniyor gözleri.
"Basmaaa!" diye bağırıyor birden,
İrkilip geri çekiliyorum.
"Tam deli herhalde" diye düşünüp giderken,
"Evladımın kokusu var orada," diyor.
Merakla bakıyorum;
Eliyle oturduğu kaldırım taşına vuruyor,
Oturmamı istiyor, belli...
Sıkıca tuttuğu çantasının yanına oturuyorum,
Sanki uzun süredir bunu bekliyormuş gibi,
Derin bir iç çekip başlıyor anlatmaya...
Eve varıyorum sonra,
Salonda koltuğa oturup, çantamı yanıma koyup
Başımı dizlerime yaslıyorum onun gibi...
Okula giderken o sokakta,
O kapının önünde,
Benim bastığım asfaltın üstünde can vermiş kızı...
Üç yıl olmuş tam da bugün.
Her gün orada oturup ona şiirler yazıp,
İçli içli okuyup kızının çantasına koyuyormuş.
Adına da;
"İçimde Yaşattığıma Şiirler" diyor...
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 10:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Bu şiir, 'Evladımın kokusu var orada...' diyerek bastığım asfaltı bana dar eden, acısıyla sokağı inleten acılı bir babanın gerçeküstü ama bir o kadar da hayatın içinden olan hikayesidir. Üç yıl önce tam da bugün kızını o sokakta kaybeden ve o günden beri her gün aynı eşikte ona şiirler yazıp eski bir okul çantasına biriktiren bir babanın, yüreğime bıraktığı izdir. Eve döndüğümde beni de aynı kederle koltuğa çivileyen o büyük evlat acısının ve içimizde hiç bitmeyecek olan o derin özlemlerin öyküsü" olan öykümsü şiirimdir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!