Ey sevgili, yazın kavurucu çöl sıcaklarında,
Boncuk boncuk terlerken, meltem ol ılgıt ılgıt bana doğru es serinlet beni!
Serinlet ki, sana olan sevgi ve muhabbetim kuramasın!
Kurumasın ki, sevda fidelerimiz büyüdükçe büyüsün!
Sevda yolcuları aşk ve sevdamıza canı gönülden gıpta etsin!
Meraklanma Türkiye'm, sen baştan tırnağa Anadolusun!
Sen, fikri güzel gönlü güzellerin öz yurdusun.
Sen, hararetleri dindiren buz gibi suyusun.
Sen, seni sevmeyenlerin karşısında celalli ve haşin huylusun!
Ve sen, çağ kapatıp çağ açanların en manidar ususun.
Milletimiz millet olmaktan çıkmış, kaybolmuş maddi manevi değerleri.
Yedi düvele meydan okuyan atalarımızın şimdi sızlıyor kemikleri.
Her geçen gün yaman oluyor biraz daha hal ve ahvalimiz,
Rahvan atlarımızın yularları başkalarının elinde, görevini yapamaz olmuş eğerleri.
Gözümün içine baka baka, beni kandırıyorlar,
Dinimi ve mukaddesatımı, harikulede anlatıyorlar,
Anlattıklarını, içtimai hayatta, hiç yaşamıyorlar,
Rolünü fevkalede yapan, bir artist gibi davranıyorlar,
Müdahale ettiğimde de, sen işine bak diyorlar!
Ey gamzelerine kurban olduğum yar.
Celalli ve haşin bakışlarınla sevdalı gönlümü yaralama.
Kapısına gidecek başka kimsem yok.
Bir gün mecbur olur da gelirsem kapına,
İki kelam et benimle! Yapmacıktan bile olsa hal ve hatırımı sor!
Allah peygamber aşkına kovma beni!
Müslüman olmalı her daim alçak gönüllü!
Alçak gönüllü olduğunda, gittiği yollar yaz kış olur çimenli güllü.
Çirkinlik bulunmaz yufka gönlünde,
Aşk ve şevkle şakıdıkça şakır her zaman bülbülü.
Yolun sevgi ve muhabbet, tevazu yolu oluyorsa,
Yufka gönlün, rahmani aşk ve sevdalarla doluyorsa,
Aşkın bayrağı, vedud dağlarında, özgürce dalgalanıyorsa,
Müsterih ol gam ve kasavetin olmasın asla ve asla!
Gönüllere girip, manidar sevdaların otağını kurabiliyorsan,
Mutluluğun miftahı,
Dostlarının neşe ve üzüntülerini, seve seve paylaşmaktır!
Sevdiklerini, sevgi ve muhabbetle kucaklamaktır!
Mutluluğun miftahı,
Dünya nimetlerini acılaştıran ölümü, sık sık hatırlamaktır!
Bakmakla yükümlü olduklarını, helal lokmalarla doyurmaktır!
Mutluluk nedir anne?
Bal dökülen dillerin bana mutluluğu anlatsın!
Anlatsın ki kalan ömür miadım mutlulukla tanışsın!
Benim dünyamdan mutluluklar şatır bir güvercin olup uçmuş çok uzaklara.
Erzak çantasını kaybetmiş seyyah misali olmuşum çarnaçar.
Sevinmenin ne demek olduğunu unutalı yıllar olmuş,
Vakarlı aslanlar küsmüş kapanmış inine.
Çakallar pervasızca uluyor özgürce.
Devir değişmiş, düzen bozulmuş aslanın hali hal değil!
Meydanlar çakallara kalmışsa,
Çakallar uludukça uluyorsa,
Çizgisi belli olan insanların vaylar haline…




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.