Başkalarını zevki sefa içinde mutlu ederken,
Gözlerini kırpmadan,gözlerimin içine bakarken,
Şaşkın şaşkın orada burada çaresizce gezinirken,
Başkaları sevdikleriyle bayram edercesine sevinirken,
Ben de köşe bucak için için ağlarım.
Kemlik bilmeyen gönlümün, sıkıntı ve kederleri nasırlaşmış.
Ne yaparsam yapayım şifa bulmuyor.
Şifa bulmak için çalmadığım kapı kalmadı.
"Sabret diyorlar" ama sabır taşımın taştığını bilmiyorlar.
Keşke sabır edebilseydim belki hulkum biraz genişlerdi.
Sabrı tükenmiş biri gülebilir mi ? Gülse de katiyyen içten gülemez.
Bir yürek vardı bende,
Taştan daha sertti.
Bir asi gönül vardı bende,
Mert ve cömertti.
Bir çift göz vardı bende,
Ağlamayı asla bilmezdi.
Bendeki bu sevda olmasaydı, gönlüm asla ve asla seni sevmezdi!
Bir anlık yokluğunda, yakınlarım uzak olmazdı!
Sevmeyi şiar edinen bu yufka gönlüm,
İnsanı canından bezdirecek bu kadar naz ve cilveni çekmezdi!
Bendeki bu sevda olmasaydı, şirin uykulara hasret kalmazdım.
Bendeki aşkın sokakları yosunlu ve de ıslak
Bendeki bu yürek çok yufka ama o kadar da korkak
Böyle değildim aşkın şerbetini içmeden önce bardak-bardak
Yakalamasaydı keşke bu sevdan beni kıskıvrak
Bendeki bu aşk ateşi Ferhat gibi dağı deler
Yollarını gözleyen,
Sevda sürmesi çekilmiş
İki göz var bende.
Muhammedi gülleri andıran,
Her güldüğünde gülleri utandıran,
İki gamzeli yanak var sende.
Ben, Diyarbekir’liyim!
Ben, fikri güzel gönlü güzellerin, en manidar nişanesiyim.
Ben, gözü yaşlı mazlumların, sevinç ve neşesiyim.
Ben, tarihe mal olmuş insanlığın abidesiyim,
Ve ben, sadece Allah’tan korkanların göz sürmesiyim.
Ben Diyarbekirliyim!
Ben, buram buram medeniyet kokan, Dicle nehrinin bazen boz bulanık akışıyım.
Ben, sana sevdalı mert ve babayiğitlerin, en celalli ve en haşin bakışıyım.
Ben, korkudan insanın dudağında uçuğ attıran şimşeğin çakışıyım.
Ve ben, sende yaşayanların, yarınlarından endişesiz, huzurlu ve mutlu anlarıyım.
Ben, sevgi ve muhabbet erbabıyım.
Ben, sevip de sevilenlerin ahbabıyım.
Ve ben, yorulmak nedir bilmem asla!
Zira ben, dostluk barlarının hamalıyım.
Ben, her zaman her yerde dost canlısıyım.
Elini masaya vurup, çekip gitmekle,
Beni perperişan etmekle,
Beni bana küstürmekle,
Ne geçiyor eline söylesene!
Allah peygamber aşkına, yapma böyle!




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.