Ey Diyarbekir Diyarbekir !
Sen, helal aş ve ekmeğimin lezzeti,
Sen, sana meftun bu gönlümün muhabbeti,
Sen, sayılı ömür miadımın, şeref ve izzeti,
Ve sen, bir anlık firakında, en manidar hasretimsin.
Çık surlarına bağırabildiğin kadar bağır!
Sana gönlümce mektuplar yazdım içi dolu hep kahır
Duymamışlarsa beni suçum yok gözleri kör kulakları olmuş sağır
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Medeniyetlere olmuş toprakların hep sınır.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sen, her yeni gün doğuşunda, mazlumların, kimsesiz dul ve yetimlerin umutlarısın.
Sen, sana sevdalıların doksan dokuz esması olan şanı yüce Allah’a ettikleri en ihlaslı dualarısın.
Sen, tarihe mal olmuş, meşhur Evliya Çelebinin yaza yaza bitiremediği, övgü ve methiyelerisin.
Sen, uhuvvet, muhabbet ve sevgi mektebinde aşk ve şevkle anlatılan en manidar derslerisin.
Ve sen, gözü kara, çifte yürekli benim ben diyen mert ve yiğitlerin sevdalarısın.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sen, Peygamberlerin, Nebilerin, Sahabelerin şipşirin diyarısın.
Sen, benim ben diyen mert ve yiğitlerin, namus ve arısın.
Sen, gül sevdalısı bülbüllerin, en manidar harısın.
Ve sen, yazın Temmuzunda, ulu dağların tertemiz karısın.
Ey Diyarbekir, Diyarbekir!
Sen, buram buram tarih kokan, seveni sevdiğine kavuşturan, on gözlü köprümsün.
Sen, henüz yaşanmamış, güzel umutlarla dopdolu ömrümsün.
Sen, bazen hüzünlü, bazen de şen şakrak şakıyan, gül sevdalısı bülbülümsün.
Ve sen, kokusunu peygamber efendimizin teninden alan, Muhammedi gülümsün.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sen, yorgunlukları gideren, çeşitli meyve ağaçlarının gölgesisin.
Sen, kolay kolay iyileşmeyen, en müzmin yaraların merhemisin.
Sen, insanları cennetlik eden, tarifsiz hayır ve hasanelersin.
Ve sen, er meydanına çıkan çifte yüreklilerin en güçlü nefesisin.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sen, yorgunlukları gideren, çeşitli meyve ağaçlarının gölgesisin.
Sen, kolay kolay iyileşmeyen, en müzmin yaraların merhemisin.
Sen, insanları cennetlik eden, tarifsiz hayır ve hasanelersin.
Ve sen, er meydanına çıkan çifte yüreklilerin en güçlü nefesisin.
Ey Diyarbekir, Diyarbekir!
Sen, kadimsin, sen naimsin.
Sen, gönüllerde çok özelsin.
Sen, rahmani neşe ve sevinçsin.
Ve sen, insanı cennetlik eden, sevgi ve muhabbetsin.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Seni sevmemek, sana sırılsıklam meftun olmamak, akla ziyandır.
Seni gerektiği gibi anlamak, ve seni sende yaşamak, unutulmayan en güzel andır.
Senden ayrı gurbet ellerinde yaşamak, zül olur seni sevenlere,
Zül olmak, kalemlerin henüz yazamadığı, tarifi olmayan en manidar firaktır.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sen, er meydanında bükelemeyen, pazılı bileklerin, güç ve kuvveti,
Sen, bu üç günlük fani dünya hayatında, insanın insana beslediği uhuveti,
Sen, insanı sorgusuz sualsiz cennetlik eden, rahmani sevgi ve muhabbeti,
Ve sen, kitaplarda yazılan, mert ve babayiğitlerin, dilden dile anlatılan cesaretisin.




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.