Ezan okunuyorsa minarelerde,
Bu nidalar duyuluyorsa her evde.
Namaz kılabiliyorsan her vakitte,
İşte en büyük özgürlüktür bu.
Sokağa çıkabiliyorsan korkmadan,
Büyük, küçük, eşsiz kainat,
Yaratıcısına da unutma bir bak.
Şükrünü ilet ve anlamlandır,
Def et şeytanları kainattan
En küçük yaratılmışta dahi var bir hikmet,
Fedakar olmak gerçekten ne demek?
Soğuk havada ailesi için çalışan bir baba mı,
Sınav için yıllarını feda edip çalışan bir öğrenci mi,
Abisine böbreğini bağışlayan kardeşi midir yoksa?
Kimine göre hepsi, kimine göre hiçbiri fedakarlık;
Karanlık bir Mekke günü,
Azim ve kararlılık hakim.
Allâh Resulünün yüzü yine parlak
Sanki Fetih görür gibi.
Gün geldi Mekke için,
Gece vakti şimdi,
Dışarıda yürüyorum.
Her klasik şair gibi,
Hep aynı şeyi demeyeceğim:
Soğuk havadan, mantolardan
Bahsedip sizi yormayacağım.
Yaz geçti, kış geldi.
Yaş geçti, ölüm geldi.
Nice kervan, gelip geçti.
Kim buna karşı gönül?
Düş bitti, sabah geldi.
Etrafıma bakıyorum,
Hakkı göremiyorum.
Etrafta yalana tapanları,
Dünyada kurtuluşu arayanları görüyorum.
Bu bir hastalık mıdır bihaberim;
Gün batımında oturuyorum,
Gökyüzüne bakıyorum.
Meltem esiyor yüzüme,
Esmer gökyüzü fısıldıyor bana.
Gökyüzünün mesajı var!
Bir ormanda yüzüne vuran ılık yel,
Gün batımındaki o güzel manzara;
Hep düşünürüm, ne hissettirir?
Çarpan yel özür diler, acelem var!
Gün batarken görüşürüz, der Güneş,
Gönül almanın mahiyeti,
Affedilmenin arziyeti,
Bırak bu eziyeti ey gönül,
Gönül almakdır bu işin afiyeti.
Kuş da olsa bir gönlü var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!