Garbı saran kahpe, sinsi planlar,
Ümmeti sömüren dinsi yalanlar,
Bunu farkeder, ki alem-i İslam,
Oyun kuran başka, başka solanlar...
Gidenler can mıdır, akanlar kan mı?
Artık köpürme, çekil kabuğuna deniz…
Toprağında gözyaşları olabilir!
Son sözümü söylemedim bak henüz,
Çekilirsen hıçkırık son bulabilir…
Dalga dalga geldiğince,
Fatih’im, ülkemin puslu yolunda,
Gazilik makamın hayırlı olsun.
Dostların bekliyor nahır yolunda,
Dostlara hayırlı haberin gelsin.
Zor şartların zorlu halini gördük.
Değişmeyen insanlar vardır…
Hiç değişmeyen…
Olay örgüsüyle,Zamanla, mekanla….
Hatta bu zincir içinde,
Değiştiğinin bile farkına varamayan…
Suyun akışına kendini bırakıp,
Bizi dosta değil, zamana sorun…
Zaman da değişti, biz de değiştik.
Derin derin çalan kemana sorun
Keman da değişti, biz de değiştik.
Saçın simsiyahtı diyen dostlarım,
Gökler mi solgun? Eyvah!
Sundurma mı örter göğümü?
Al gölgeni üstümden, alamam nefes,
Matem çöker gurup vakti gözlerime…
Dostluk mesafe bilmez deli mavi. Hey!
Ufuksuz bırakma mahzun gözlerimi
Ey! Maraş koynuna yılan mı girdi
Kıvrım kıvrım kıvrandırdın illeri
Evladı ananın koynunda vurdu
Yetimlerin ne olacak halleri
Göğe Nurdağı’ndan çığlıklar çıkar
Can tufanı can seli !Sağnak sağnak yağıyor.
Kimlerin gonca gülü, taş altında soğuyor?
Altı Şubat güneşi, acılara doğuyor!
Doğma güneş doğma git! Karanlık yıktı seni...
Yürek yangınım yeter gözlerim döktü seni...
Doğru adımlarla yollara düşen
Yiğitlerle yol yürürüm, koşarım...
Yıllar yılı zorlu yolları aşan
İradeyle ne zorluklar aşarım.
Yüreğe düşmüşse memleket aşkı
Sırtımızı dayadığımız dağlar
Dosdoğru yerinde kalır mı acep
Kem gözlere kalkan bilinen bağlar
Dört mevsim baharı bulur mu acep
Dost kervanı dost yürekleri bağlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!