Üç yüz altmış beş gün yirmi dört saat,
Adalete ömür verenler onlar...
Polis, şehrimize gerer kol kanat,
Haksıza hesabı soranlar onlar...
Sokağa güvendir tepe lambası,
Dağlar bereketli bahar rengarenk...
Esnaf eli açık bekliyor ya rab!
Esnafın hesabı gelmez ise denk;
Bu kriz herkesi yokluyor ya rab!
Esnaf bu düzenin orta direği
Nefsimize sabır zırhı giydirip,
Şükreyledik hakka, tek yürek olduk.
Fani arzulardan nefsi caydırıp,
Hakka yakınlaşıp huzuru bulduk.
İftarın top sesi ayrı heyecan...
Bana gamı reva gördün;
Sefa sana reva mıdır?
Derdi verip deva gördün;
Vefa sana reva mıdır?
Bülbül ettin sen gülistan.
Günaşırı bir fırtına eser uzaklardan
Yıkar döker ortalığı
Yapraklar şaşırır düşeceği yeri
Çiçekler sarılır çimenlere
Savrulmama umuduyla
Boztoprak isyan eder yer çekimine
Bu millet bir kere yazdı bu marşı
Çakal satın alıp gelmeyin karşı
Türkün azameti inletir arşı
Namerdi affetmez özel harekat...
İnsanı yaşat ki yaşasın devlet.
Oğlan kıza vurulmuş
Kız uygun mu sorulmuş
Emir, kavil anılıp
Kız oğlana verilmiş
Düğün günü verilsin
Osmaniye’m düz yerde
Yaylalar çare derde
Yücelerden bir gör de;
Hayran olma gel de gör
Nazlı akar Kara çay.
Üç kuruşa takla atıp dolanır
Susanları aptal sanar münafık
Menfaate salya sümük yalanır
Olmaz içten içten yanar münafık
Güçlüleri sahte saygıyla tavlar
Paylaştıkça bereketlenir Kurban
Sarıldıkça güzelleşir insan.
Sarılın sevdiklerinize o zaman
Sarılın sevemediklerinize...
Ne kadar sevememişseniz
O kadar sevinememiş olduğunuzu bilin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!