Memleketim vatanım!
Sana kurbandır canım...
Noel heyecanına;
Sızlamaz mı vicdanım?
Köküne kör ve sağır,
Millete, vatana, hakka yanarım.
Ezelden ebede hür bir çınarım...
Hakikate âmâ nesli kınarım
Mevlana misali belki ârifim...
Esaret çiğnemek, nesle teklifim...
Tarzıma nazır bir Mehmet Akif’im
Yüz yıllık tarihin son çeyreğine
Bin yıllık sayfayı açtı milletim...
Dişsiz canavarın şer yüreğine...
Ateşi, öfkeyi saçtı milletim.
Yeniden kuruldu şer ittifakı
Mutsuzluklara kapattım kapımı.
Yıktım duvarlarını umutsuzlukların...
Sevgi kıvılcımları topladım,
Tomurcuklanan yarınlardan;
Güneş saydım dolunay halelerini...
Erkene aldım aydınlıklarımı böylece.
İstiyorum,
Uzaklardan buram buram uzanıp
Ruhlara amber kıvamında dokunan
Kır çiçeklerinin kokusu gibi gelişini,
Yücelerden damla damla dökülüp
Toprağın yüreğini ferahlatan
Günaşırı bir fırtına eser uzaklardan
Yıkar döker ortalığı
Yapraklar şaşırır düşeceği yeri
Çiçekler sarılır çimenlere
Savrulmama umuduyla
Boztoprak isyan eder yer çekimine
Bu millet bir kere yazdı bu marşı
Çakal satın alıp gelmeyin karşı
Türkün azameti inletir arşı
Namerdi affetmez özel harekat...
İnsanı yaşat ki yaşasın devlet.
Samsun’dan açıldı uygarlık yolu
Milletimin azmi arşa ulaştı
Cennet vatan oldu bak Anadolu
Yakılan meşale çağları aştı.
Milletim egemen oldu vatana
Ay yıldızlı Albayrak
Türk gencinin elinde
Asla bilmez dur durak
Asalet var halinde
Bin yıldır Anadolu
Boyundan büyüğü budarlar oğul!
Sürüye uyanı güderler oğul!
Liderler sahada hep yalnız amma;
Ordunun önünde giderler oğul....
Herkesle hedefe gidilir sanma.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!