Çok değiştin be! Kdz. Ereğli. Dalgaların deli dalga, rüzgarın başka. Yeşil alacak başını gidecek, ağacın çiçek açmayacak diye korkum. Bir pazarın vardı, ne oldu. Satmalar, satın almalar bitti mi?
Hiç mi hiçbir şeye ihtiyaç duymuyorsun, şehir.
Uyuyor musun? Aşkın bitti mi şehre Kdz. Ereğli'li... Canlı canlı değil ölü ölü yürüyorsun.
Basın desen aynı şeyleri yazıp çiziyor. Şehrin kaderini ve kaderine terk edilmişliğini yazmıyor.
Kalemlerin bu kadar mı düşük fiyatı. Kimse boş bir kağıda şehrin feryadını yazma gereği duymuyor mu. Duvar yazıları nerde, hani. Hangi belediye işçisi duvarların kalbini beyaza boyadı...
Yeni bir seçimle mi canlanacak illa şehir... Bas bas şuna oy verin, bizi seçin dediklerinde mi S partisi A partisi... Yüzü o zamanlar mı gülecek sadece bizi yönetenlerin, tekrar bizi yönetmeye talip
Sana sevdayı öğretemedim...
Sevdanın çiçeği gibi kokan kaktüs! Yüreğinde bir çığır aç, bir çığ kopsun. Diye çok bekledim. Sana masal anlatmalı şimdi. En güzel masalları seçmeli ve benim ağzımdan dinlemelisin. O evinin önünde, tam olarak sokağa açılan kapısının önünde seni yıllarca bekledim, Bana gelmeni, gel demeni. Islandım sevda yağmurlarında, Vazgeçmedim sevmeden. VAZGEÇMEDİM SENDEN BİR GÜN BİLE. Adımlarını attığın yerde oldum. İçtiğin çayında şeker. Senden başkası olsa sevda diyarına benle gelirdi. Vazgeçmedim senden öldüğüm güne kadar.
'Sende güneşin altında beklemelisin'
FOX TV' de şuan dizi seyrediyorum: İnadına AŞK- ı
??????????????
Ve diğer son dönem dizilerimiz gibi bu dizi de.
Sen bu yerlerde yeterince durdun.
Kafanda hemen şu üç beş soru:
Nereye? Kiminle, ne zaman?
Ve ne zaman döneceğim…
Şimdi daha gitmeden ilk dönmeyi
kafana koymuşsun ya.
1) Hemen tatile çıkın!!
2) İştesiniz ve hemen şimdi çıkın gidin. İster eve gidin, ister sahile. Bir dolaşın...
3) Evlisiniz ve eşinize kızdınız. Hadi diğer sevgilinize gidin, dizi dibinde onunla dertleşin... Kahve için.
İçimde bir kaç hayvan kıpraşıyor, kıpır kıpır...
İçimde bir kaç hayvan tepişiyor, tepiniyor.
İçimde bir kaç hayvan uyuyor
Arkadaşım Mehmet’le Sevdiği kız hakkında sohbetimizi paylaşacağım sizinle…
Leydi – Mehmet, şu sır gibi sakladığın sevdiğin kızı anlatsana! Hiç tanıştırmıyorsun?
Mehmet- Kimse bilmiyor, sadece sana söyledim… Şist duymasınlar… Sevgili değiliz henüz daha ciddi değilim… Herkes bilmesin o bana özel biri… Saf ve Temiz sadece, kalbim de farklı bir yere sahip o kadar…
Futbolla yatıp kalkmayan var mı? Futbolumuzu gözden geçirdiğimizde artık bizden çıktığını görebileniniz var mı? Herkes anlıyor bugün futboldan, yıllar öncesine gitseniz 'ya sen ne anlarsın toptan' cümlesini sokak aralarında, yeşil sahaların içinde duyabilirdiniz?
Bir oyuncu eksik olsa 'İşe yaramayan birinden' takviye yapardınız ve o garibime gün doğardı... Ne sevinirdi. Bu bahsettiğim mahalle maçları gazozuna oynanırdı ekseriya ve futbol keyif verirdi.
...
Şimdi ne paralar dönüyor bu kirli çarkta. Temiz tarafı hiç kalmamış... Kimseye yetmiyor temiz tarafı... Severek oynadığımız futboldan iş soğuma evresine girdi. Bir takım adamlar elinde hep tuttuğunuz takımınız. İçinden 'Sen-i- ben-i almışlar'
Biliyorum biraz bayatladı! Soru yaklaşık olarak 1 yıl önceydi. Bana sorulmuştu...
- İsrail bizden özür diledi mi? diye... Bir anda eşimden gelen bu soruyla şaşırdım. Böyle bir soru beklemiyordum.
- Diledi sanırım dedim...
Eşim ben öyle deyince bana seri şekilde şöyle sormuştu...
- Kaç kere!
***
Ne acı! Bizim bir oyunumuz yok... Çiftetelliyi kastetmiyorum... Çocuklarımızın oynayacağı türden bir oyun. FİFA mifa değil. Bir ara Metin oyunu (Metin-2) vs gündeme oturmuştu. Siz adının metin olduğuna bakmayın bizim oyunumuz değil. Ve af edersiniz ama çocuklarımızı hapseden bir oyun. Ve benim bahsettiğim bu türlerden çok kaliteli Türk işi oyunlar.
Ne acı! Çocuklarımız Amerikanvari oyunlarla büyüyorlar. Aşılanıyorlar. Aşı meselesi önemlidir. Aşı olacaksa o aşıyı biz üretmeli, çocuğumuza kendi aşımızı vurmalıyız. Nerdeee!
Hadi yapsanıza bir savaş oyunu. Tarihimiz binlerce yıllık ve binlerce şanlı zaferlerle dolu! Çocuklarımız neden kendi kahramanlarıyla oynamaz. Street Fighter oynayacağına Güreş oynasa! Rakibinin sırtını yere getirse...
Yani Osman Bey'den başlayan Vahdettin'le biten Osmanoğullarından güzel oyunlar çıkmaz mı? Fethetmeyi, yenmeyi, yenilmeyi öğrense bu oyunlarda... Ve tarihini öğrense... Hepimiz Türk'üz ve Osmanoğlu değil miyiz? Bu topraklar onların mirası değil mi yoksa! Yoksa bizde mi sırt döndük onlara, sırtından mı vurduk. Yoksa utanıyor muyuz bundan... Çanakkale destanının oyununu yapın! Oynayacaksa çocuklarımız bizim oyunlarımızı oynasın! Metin oynamasın ve ne idüğü belirsiz oyunları oynamasın! Beyinleri yıkanmasın. O oyunları oynayıpta insanlıktan çıkmasın. Evde terör estirmesin.
Kahramanımız Osman Gazi, Yıldırım Beyazid, Fatih, Yavuz, Kanuni OLSA. Onların stratejilerini yine bu oyunlara yansıtsak! Fazlası değil yine onların fethettiği yerleri fethetsek...
Bırakın savaş oyununu araba oyunu yapın. Ama kaliteli yapın... Türk vari yapın. Arka fonları Ayasofya, Sultanahmet olsun.




-
Ömer Faruki
Tüm YorumlarHocam size nasıl ulaşabilirim ?