İbrahim Arslan Şiirleri - Şair İbrahim A ...

İbrahim Arslan

Kapının anahtarı !

Bu anahtarı durmadan çevirsem kapı aralanır mıydı? Peki, kapıyı tüm gücümle itsem…

Hayırdı, kocaman bir hayır…

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Bütün oyuncular, bütün yeşilçam'ı simgeleyen hemde, işte o bütün oyuncular O'nun öğrencileriydi... Bence!

Sen de gidince be usta kimimiz kaldı ki şimdi... Kim kalmak ister ki şu ucube dünyada...

Onu yazmaya güçte yetmez bir kaç güç birleşse bir araya gelse güçler de yetmez...

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Bir: Kime yazmalı çok iyi biliyorsun. O seni duysun duymasın sen seslen ona. Bir gün boşa gitmeyecek bu yazdıkların. Birgün yazdıklarını sen okuyacaksın en son! Ve sen sileceksin... Başka kimse okumasın diye. Arılar bal yapacak! Karıncalar dünyayı versen dünyayı taşıyacak. Çiçekler açacak. Kaç kendini bilmez o güzelliklere bakmayacak, basacak! Kime yazmalı çok iyi biliyorsun, kim okuyacaksa gönül gözüyle, kalp gözüyle kim okuyacaksa kendime kendimden birşeyler bulacağım diye ona yazıyorsun. Ve o verecek hakkını... Ne güzel yazmış diyecek ya da bu satırları yazmamalıymış...

Ve kavuşacaksın çok istediğin için, çok kavuşmayı istiyorsan o yare. Ama sanma ki herşey eskisi gibi olacak. Giden günler var, kaçan fırsatlar, çekilen acılar var! Gözünü kapayıp o an unutacaksın her şeyi... Gece olacak kapayacaksın gözlerini. Ama sonra açacaksın ya ya da güneş doğacak güne açacaksın ya gözlerini, gözlerini gerçeğe açacaksın ya... Canlanacak nerde ne ölmüş varsa beyninin çöplüğünde!!!

İki: Yüreğin bir oyuncak mı. Küçükler de oynuyor, büyüklerde. Oyuncaksa elbet kırılacakta bir gün ve birgün birileri o oyuncaktan da artık sıkılacak. Hayır yüreğin en değerlin senin. Böyle oyuncakmış gibi oynamalarına izin verme, kırmalarına, değersiz bir şeymiş gibi onu kıymet bilmeyenlerin eline verme. Kıymetini bilenlerin eline ver. Ve illa vardır uzakta ya da çok uzakta sana ışıldayan. Senin için değil herkes için doğan güneş gibi güneşler vardır.Evet çok uzakta. Ama güneş gibi sana değen!!

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Bebek katilleri ağlar mı?
Bebeğin anne babası elinden tutar ve bebekte yürümeyi düşe kalka emekleye emekleye söker! Bu ülke bebek değil ki... :)) Kocaman adam! Ve hala altına bakılsın, üstü örtülsün istiyoruz. Hayır, hayır ülke önce kendisine gelsin. Halk uyanıkta bu ülkeyi bebek gibi görenler, bebek yönetir gibi yönetenler uyuyor sanki. Gün gerçekleri görme, gerçeklerinle yüzleşme günüdür.

böyle yazmışımı burada bir yazar arkadaşın yazısına yorum olarak...

Ve şimdi şu satırları da ilave ediyorum...

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Şimdi meydana beş köpek salın!!
Ve biri sizin köpek, 4 ü İtalyanların,
Fransızların, İspanyolların, İngilizlerin...
...

Ne beş köpeği etti mi size 17 köpek!!

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Biliyorum biraz bayatladı! Soru yaklaşık olarak 1 yıl önceydi. Bana sorulmuştu...
- İsrail bizden özür diledi mi? diye... Bir anda eşimden gelen bu soruyla şaşırdım. Böyle bir soru beklemiyordum.
- Diledi sanırım dedim...
Eşim ben öyle deyince bana seri şekilde şöyle sormuştu...
- Kaç kere!
***

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Kim para kazanmak istemiyor... :))

Netwoking ne demek biliyor musunuz?

Merak etmeyin ben içindeyim ama bende tam bilmiyorum... Benim anladığım şu ki, ihtiyacın olanı internet üzerinden çeşitli networking sitelerinden almaya başla ve bunları sat! ! ! Kozmetik olur bu ya da giyim- kuşam ya da sağlık ürünleri...

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Bekle dediği yerde bekleme,
Gel dediği dakka gelme…
Seni düşünsün o, sen düşünme…
Geç git şu köprüden…
Ayrılığa mı kavuşmaya mı gidiyorsun, bırak…
Gerisini, ilerisini, önünü, arkasını…

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Siz, yolda yürüyen bir kablumbağanın bile bir derdi vardır bilir misiniz?

Belki bir tane belki bin tane. Yoktur sanmayın çoktur belki.

Ama insan gibi değil o!

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Ne acı! Bizim bir oyunumuz yok... Çiftetelliyi kastetmiyorum... Çocuklarımızın oynayacağı türden bir oyun. FİFA mifa değil. Bir ara Metin oyunu (Metin-2) vs gündeme oturmuştu. Siz adının metin olduğuna bakmayın bizim oyunumuz değil. Ve af edersiniz ama çocuklarımızı hapseden bir oyun. Ve benim bahsettiğim bu türlerden çok kaliteli Türk işi oyunlar.
Ne acı! Çocuklarımız Amerikanvari oyunlarla büyüyorlar. Aşılanıyorlar. Aşı meselesi önemlidir. Aşı olacaksa o aşıyı biz üretmeli, çocuğumuza kendi aşımızı vurmalıyız. Nerdeee!
Hadi yapsanıza bir savaş oyunu. Tarihimiz binlerce yıllık ve binlerce şanlı zaferlerle dolu! Çocuklarımız neden kendi kahramanlarıyla oynamaz. Street Fighter oynayacağına Güreş oynasa! Rakibinin sırtını yere getirse...
Yani Osman Bey'den başlayan Vahdettin'le biten Osmanoğullarından güzel oyunlar çıkmaz mı? Fethetmeyi, yenmeyi, yenilmeyi öğrense bu oyunlarda... Ve tarihini öğrense... Hepimiz Türk'üz ve Osmanoğlu değil miyiz? Bu topraklar onların mirası değil mi yoksa! Yoksa bizde mi sırt döndük onlara, sırtından mı vurduk. Yoksa utanıyor muyuz bundan... Çanakkale destanının oyununu yapın! Oynayacaksa çocuklarımız bizim oyunlarımızı oynasın! Metin oynamasın ve ne idüğü belirsiz oyunları oynamasın! Beyinleri yıkanmasın. O oyunları oynayıpta insanlıktan çıkmasın. Evde terör estirmesin.
Kahramanımız Osman Gazi, Yıldırım Beyazid, Fatih, Yavuz, Kanuni OLSA. Onların stratejilerini yine bu oyunlara yansıtsak! Fazlası değil yine onların fethettiği yerleri fethetsek...
Bırakın savaş oyununu araba oyunu yapın. Ama kaliteli yapın... Türk vari yapın. Arka fonları Ayasofya, Sultanahmet olsun.

Devamını Oku