Ben bir yazarım. İyi- kötü yazarım... Kavga- gürültü- patırtı istemiyorum. Elimde kalem. Ve yazabileceğim, karalayabileceğim 2 dönüm arazi kadarcık boş bir sayfa istiyorum sadece.
Al sana o kadarcık arsa verelim ne yazacaksın bakalım? Haydi yaz kalemim. Kıyamet kopuncaya kadar yaz. Kıyamet'n koptuğunu görseniz elinizde bir fidan varsa dikin diyor ya efendimiz, herhalde benim de elimde kalem olurdu da ben de bir şiir yazardım. Son şiirimi. Kime yazardım. O güle yazardım sanırım...
Bu öykünün birinci kahramanı benim. Bu öyküyü yazacak, şekil verecek yoğuracak benim dünyamdaki diğer kahramanları birer birer bu öyküye yerleştİreceğiz! Bunlar sizin tanıdıklarınız, sizin dünyanızdan kimseler olabilir. Belki aşina olmadıklarınızı da benim sayemde tanıyacaksınız.
Yıl 1988. Bundan tamı tamına 26 önce. Vişne mevsimiydi..
Annem vardı başımızda, babam nerelerdeydi bilmiyorum...
Babam çok ‘ kayıp’ adamdı… O gün,
Evin çatısına ben ve kardeşim kolanlarla çekilmiştik...
Merdiven yoktu… Elma ağacı vardı beride.
Çatıda vişne topluyordu annemler...
Pamuk prensesin pamuktan bir kalbi varmış. Birgün ormana gezmeye gitmiş, ormanda kaybolmuş. Onu bir kurt görmüş...
- Nereye gidiyorsun Pamuk demiş.
- Sana ne demiş Pamuk Prenses ve yoluna devam etmiş.




-
Ömer Faruki
Tüm YorumlarHocam size nasıl ulaşabilirim ?