Ey yüreğime değen
Ruhuma değen...
Bedenime değen...
Ey şu güneş gibi karanlığa doğan.
Karanlığı boğan.
...
Gökyüzünü mavi boyuyorsun,
Elinde bir kalem…
Beni başka görüyorsun,
Başka yazıyorsun.
Belki aşka gidiyorsun…
Ya da aşktan geliyorsun…
Şimdi bir kere daha deneyeceğim şu rüyamda yazdığım,
Şiiri yazmayı…
‘Gökyüzünü mavi boyuyorsun’…
Aslında sen iyi yazarsın…
Kader oyuncağın ya oynadığın.
Gözyaşında kaç ben boğulmuş,
Düşündüm çok düşündüm çok…
Artık benden gitmen lazım…
Biliyorum tek düşündüm…
Açık kalmasın şu kapı…
Yar giderken itmen lazım.
…
yandığımı görmedi, meğer ne körmüş...
...
üstümde onun kazağı,
göz göz göz
can gölü gibi,
öyle sulu gibi,
belli değil dibi
göz göz.....!
yaban gülü gibi
SEN bende bir 'GÜLSÜN' inan ki,
BEN sende ' DİKEN' olsam kafi!
Öyle böyle değil,
Gökyüzü bu!
Ne zaman kuşlar bağırsa, çağırsa sana,
Ne zaman bulutları karanlık kaplasa,
Uzaktan bakınca ne - güzel!
Seni yüreğime kazıdılar,
Sonra yüreğimden de kazıdılar.
Hiç sesimi çıkaramadım.
Sen de hazinemdin benim.
Açtılar içimi,
Kazdılar, kazdılar...
Küçücük ateş yangın olur büyür de,
Yakan beni gözlerin olsun..
Yakan beni sözlerin olsun..
Ey ateş içimde büyüme...
Ateşte bazen soğuktur




-
Ömer Faruki
Tüm YorumlarHocam size nasıl ulaşabilirim ?