İbrahim Arslan Şiirleri - Şair İbrahim A ...

İbrahim Arslan

Seviyorum dediğine göre çekip gideceksin dünyamdan,

Ağlatamayacaksın boşuna uğraşma ama arkandan.

Tutunacağım bir kuş gibi dal diye ne bulduysam.

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Aşkı zirveye çıkarmış birileri,
Birileri de 'Vitrine'
Günümüzde ise dipte,
Debelenip duruyor...
Ölüyor aşk...
Bir kaç kişi yaşatmaya çalışıyor.

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Son çizgimi yüreğine çizdim.
Sen son kurşunu bana sıktın...
Attığın her adımdaki izdim...
Sen oysa gönül evimden de çıktın...
...
Ben sadece senle bizdim...

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Bir masal kuşu konuyor düşlerime… Acaba bu İ..... b...nın masal kuşu olabilir mi çok benzettim. Ne olduğunu anlayamadan ve birden bir düşe düşüyorum…

Yemyeşil ucu ve bucağı olmayan bir vadi düşlüyorum. Üzerine minik ama yürekli masal kahramanları yerleştirmek için… Belki de dünyanın yarısını sihirli masal sözcükleriyle bu vadiye dönüştürebilirim. Tabi dünyanın diğer yarısını başka bir masala ayırmak için boş bıraktım. Aynı zamanda gezegenleri, aynı zamanda ayı, aynı zamanda güneşi ve küçük bir yıldızı… Diğer yıldızlar mı? Onlar olmaz, onlar sadece benim, masallar dünyasındaki beyaz atlı prensimin hediyesi… : )

Nerede kalmıştım, dünyanın yarısı kadar bir yer, yemyeşil vadi… Yemyeşil ağaçlar… Ve ortasında küçücük bir ev, mavi panjurları yok ama olsun az olsun, öz olsun. Bu küçücük evin etrafındaki birbirinden güzel ağaçları… En çokta elma ağacı var bu evin bahçesinde, ağaçtaki elmalar büyük ve kıpkırmızı… Bu kadar betimleme bir masalın girişi için yeterli bence…

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Öykülerim: Dipsiz Kuyu

( Önemli not ben böyle öyküler filan yazdığım dönemde ve dipsiz kuyulara düşen öykeler yazıyor iken gerçek hayatta da bir dipsiz kuyuya yuvanın yıkılmasına doğru adım adım gidiyor muşum--- öyküler var ama ne şartlar da ve sonu ne şartlar hazırlıyordu))

Dipsiz kuyuya düşen Yusuf'sa oradan çıkabilir mi?

Devamını Oku
İbrahim Arslan

9 Aralık 2014 Ankara Numune Hastanesi...

Makinalara bağlıydı adam. Şimdilik zoraki yaşıyordu... Bir tek hayatla bağı yaşadıklarını yaşamasıydı şimdi... Kendindeydi, kah 30 yıl öncesine gidiyor kah elli yıl öncesine. Kah anası geliyordu gözlerinin önüne kah öldürdüğü karısı. Kah içtiği içki ile haşir neşir olduğu bağırdığı naraları geliyor kah düşmanları. Kah camilerde müezzinlik yılları kah açlıktan midesi yapışmışken annesi ile kız kardeşinin evin bir köşesinde kendisinden habersiz yedikleri peynirler ekmekler...

Neler neler yaşamıştın Cafer'a. A deli Cafer... Böyle sen? İlk hapse düşmesi düşmanlarından birinin kafasını canhıraş bir kavga sonucu yarmasından dı... Çocuğunun ilki doğduğunda askerdeydi... Geldiğinde nerdeyse çocuk 2 yaşına basmış Metin'de doğmuştu... Denizciydi... Şimdi bir gemideydi... Askerde bile olsa ne limanlara uğramıştı, belki dünyayı tanımıştı...

Devamını Oku
İbrahim Arslan

1)
Miladi 1332 yılı 30 Aralık.

-JEN uyumadın mı daha?

-Blog yazıyorum babacım.

Devamını Oku
İbrahim Arslan

14 Temmuz 2016/ İzmir/ Konak: Alelade bir çay evi... - Ya başarısız olursak?

- Seni beni kimse bilmeyecek nasılsa. Niye bu endişen...

- Efruz Bey benim 4 tane çocuğum var!

Devamını Oku
İbrahim Arslan

-Baba nerdesin? Babaaa.
Hangi baba bırakırdı ki isteyerek. Küçük kız annesine çok kızmıştı bu akşam. İmkanı olsa şu anda babasına giderdi koşa koşa. Asude ve İdil küçük kardeşlerinin yanına geldi. Onun ağlamasına dayanamıyorlardı.
-Annem neden aldı bizden babamızı. Ben babamı istiyorum.
- Cemre babam artık gelemez bilmiyor musun? Annemi ağlatmış, tokat atmış.
-Annem de bana tokat attı.
- Sen ona tokat mı diyorsun Cemre. Babamınkini gör sen. Eli çok ağır.

Devamını Oku