ey istanbul,ey en derin sevdaların şehri,
şimdi bütün sokaklarında kalabalık bir yalnızlıktayım,
caddelerinin keşemekeşliğinde ıssızım,
koca umutların yaşandığı büyülü şehir,
sen bende bir mendil satan çocuğun gözlerindeki kadar,
küçük bir umut kırıntısı dahi bırakmadın….
Bazı aşklar vardır,
Herhangi bir sebeple yarım kalır,
Ya bir kırgınlık,
Ya da başka bir nedenden dolayı,
Ayrılık zamansız girer araya…
Ama ayrılık yaşanıyor olsa da,
Ceddimiz Fatih Sultan Mehmet,
Neslimiz Mustafa Kemal Atatürk bizim,
Hem Necip Fazıl ız,hem Nazım ız biz,
Hem Mecnunuz,hem Leyla,
Hem Keremiz,hem Aslı,
Şirin e, Ferhat,Tahir e,Zühre yiz.
Zaman ırmağında akıp gidiyor hayat,
Bazen durgun,sessiz ve dingin,
Bazen deli dolu,yatağına sığmadan…
Ve biz suyun üzerindeki çöpler,yapraklar gibi,
Kah dalgaların ortasında savrularak,
Kah kendi halinde süzülerek,
Anılar,hatıralar,
Hayata bıraktığımız ayak izleri.
Mesele bu izleri hatırladığımızda
Üzülüyormuyuz,seviniyormuyuz?
Unutmak ne mümkün seni ey sevgili,
Yokluğuna hasretim hiç bitmiyor,
Anılar,hatıralar gözümün önünden hiç gitmiyor.
Zaman her şeyin ilacı derler lakin,
Hastalığın ta kendisiymiş meğer.
Aşık olmayı bilirmisin sen ?
Bir bütünün yarısı olmayı,
Ve hep yarım kalarak,
Tamamlanamayı....
Ve hep o bütünün diğer yarısını özlemeyi,
Bıkmadan beklemeyi....
Ey Aşk,
Ne öldürüyor,
Ne de onduruyorsun beni.
Hüznün deryasına atıp,
Üzülme,kedere düşme,
Ben varım.
Adımı andığında ,ellerini uzattıgında,
Ben yanındayım.
Nasıl ki sen doğurdugun
evladı yalnız ve sahipsiz bırakmazsan,
Ellerinde tutulmak,
Gözlerinde kalmak,,
Seninle birlikte olmak,
Beklemek kapıdan çıkmanı,
Ve tekrar kapına kadar birlikte yürümek.
Ara sıra nefesini hissetmek yüzümde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!