sensiz bir hüzünlü sabaha daha merhaba dedim,
sensiz bir geceye daha veda ettim,
bilmem gidişinin kaçıncı sabahına bu günaydın ım,
ve sayamadım biten kaç geceydi sensiz …..
ama bildiğim bir şey var ki,
yarım kalmış bir aşkın,
yaşanmamış bir sürü duygularıyla
ayrılacağım senden…..
hani tam alamazsın ya nefesini bazen,
yetmez ya ciğerlerine içine çektiğin….
az gelir ya hani…..
Hüznün koynunda inleyen bir gönül var ki,
bir girsen içine neler göreceksin.
Yalnızlık deminde bir çilehanede gibi,
Semazen misali kendinden geçeceksin.
Bir Allah aşkı var bilene,birde kul aşkı,
bilirmisin ben hep ulaşamadığım sevdalara ağlarım,
ağıtlar yakarım kavuşamadıklarıma….
bilirmisin ki ben her sevda da binlerce işkence yaşarım,
ve her sevda da ölürüm……
dirildiğim her sevda da hep bir parça eksik doğarım…
gelme aklıma,
ne olur git…
hatta gittiğin yeri bile söyleme,
bilmeyeyim..nerdesin ne yaparsın,
ne sesini duyayım,ne de haberini,
girme uykularımın en deliksiz zamanlarına,
Sesi yorgundu,
Belli ki,derin bir pişmanlık içindeydi.
Yüzündeki tebessüm,
Rüzgarda savrulan yapraklar gibi
kayboldu gitti,aniden...
Hatıralar yine misafir olmuştu,belli..
yanyana geldiğinde sevdiğinle,
yüreği kıpır kıpır olmalı insanın,
heyecanlanmalı……
sesini duyduğunda,
söyleyeceklerini şaşırmalı,
uzaktan geldiğini gördüğünde,
hani derler ya,
hekimden sorma çekenden sor diye…
sen anlamazsın,hatta anlayamazsın ki,
terkedilmek ne demek,
ne demek acımasızca yüzüstü bırakılmak….
şimdi yalnızlık seninle beraber değil ki.
Hasret,
Söylenmesi ne kadar kolay değil mi ?
Beş harf,iki hece,
Bu kadar kısa bir kelime.
Lakin o kadar uzun ve derin manası varki,
Salonumun Penceresi
Can sıkıntımın en iyi dostu,
Bazen güneşi içime dolduran,
Bazen bahar yağmurunun damlalarını.
Bazen rüzgarın savurduğu yaprakları getiren,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!