bizim sevdamız vardı bu vatan a dair,
sevgimiz vardı ölümüne,tıpkı Çanakkale deki gibi,
can derdine düşürdünüz bizi,
birbirimize kırdırdınız,
bizim hayallerimizi çaldınız…
herkes anladı da,
kafesteki saka Aliş,
hatta kedimiz minnoş bile…….
bir sen anlamadın.
bu rezil ömür,bu kahrolası hayat,
nihayetsiz bu birliktelik.
gözlerinde isyan vardı,
sözlerinde bin bir sitem.
şu koca lanet olası şehirde;
kaybolmuşluğunu,
yokolmuşluğunu anlatıyordu.
parmaklıklardan sonkez,
ya bütün hüzünler sinmiş bu şehrin yedi tepesine birden,
ya da bu şehir bütün kederleri bana yükledi bu gece….
sen varsın,yaşıyorsun bu şehirde, nefesini duyar gibiyim,
ama yine yoksun…..yine yoksun…..yoksun yine….
sanki uzatsam elimi sana dokunacak gibiyim,
düşün bir kez,
bir insanı, bu saatlere kadar kim bekletebilir….
hasta sancılarını saymazsak eğer,
kim herkesin uyuduğu saatlerde uykusuz bırakabilir…
bir ölüm matemi değilse sebep,
kim gecenin bu kör vaktinde ağlatabilir…kim?
çıkılan uzun bir yolculuk esnasında
geçerken çok kısa zaman uzaktan gördüğüm
dikkat çeken ve aklımda kalan bir manzara gibi bir şeydi
seninle yaşadığım…. şu hayat denen yolculukta….
hala özlüyorsam o görüntüyü,
bu nasıl bir düşmanlıktır,hiç bitmiyor,
bu nasıl bir ateştir,hiç sönmüyor,
bu nasıl bir savaştır,sonu gelmiyor,
bu nasıl bir feryattır,gittikçe çoğalıyor
nedir bu anlamsız çatışma
üzgünüm….
üzgün,mutsuz ve hüzünlü..
hiçbir şey konuşma bugün,
hiçbir şeyden bahsetme,
bütün kederler başımda bugün…..
bazen kendime;
hayata inat yaşama diyorum.
bırak aksın, ırmaklar gibi yaşamın……
bırak…..varacağı yere varsın.
yıllar önce beraber yürüdüğümüz
yollardan bir şekilde ayrılıp ta,
ve yıllar sonra tekrar karşılaşmak……
ve bütün şartlar tersyüz…..
ve içimde yarım kalanlar
tekrar yaşanmaya aday.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!