Elalem bin türlü millet toplayıp,
Birlikteyiz, kuvvet doğar demekte.
Hepsine bir güzel cila kaplayıp,
Tek tek ham yapıyor, yutup yemekte.
Uydurur tarihi, uydurur dili,
Aşağı yukarı dönme dolaptan,
Rüzgarlar esiyor yalap yalaptan.
Bir emir gelince yüce Çalaptan,
Ömrümüz dolapta dönerde durur.
İsteğimiz olsun her şey becitten,
Çağı yakalamak, ne demek dostum,
Yani bizim aklımız çokmu geri?
Sorguladım kendimi bende şaştım,
Benim taşıdığım dünün değeri.
Dün'ü olmayanın, bu günü olmaz,
Körtopal geçmekte virane ömrüm,
Kimbilir kaç kere dönmüş kıyıdan?
Hangi yaşta, nerde, nasıl ölürüm?
Geçmiş hesapların düşmüş sayıdan.
Kimse bilmez hangi zaman`a sinmiş?
Bu gün ve de yarın, herhangi bir gün,
Aşk adına zaman ayarlar seni.
Aşktır diye bir şey var mı bildiğin?
Biliyorsan söyle duyarlar seni.
Şu koca evrende aşk yoksa şayet,
Şapırdasın tüm ağızlar,
Bu düzende yeme boldur.
Açılmışken tüm musluklar,
Doldur haydi sende doldur.
Kim, bu hale durun derse,
Bir aşık kalbinde olmayan güzel,
Aşkına boynunu eğen bulunmaz.
Sevdaya yönünü dönmeyen güzel,
Bunca nazdan sonra seven bulunmaz.
Baharda güllerin başkadır tadı,
Sünger sularının kirli damlası,
Islak duygulardan almış nemini.
Güçlü darbelerin matkap hamlesi,
Her bir vuruşuyla yarar zemini.
Varsıl alemlerde muteber sayın,
Deli derneğine ben üye oldum,
Akıl akıl gel de peşime takıl.
Kendimi de ancak burada buldum,
Gözüme görünme, karşımdan yıkıl.
Derdin ve tasanın yapısı başka,
Ben varlığı bildiğimden,
Yokluk beni ezmektedir.
Bu alemde öldüğümden,
Ruhum öte gezmektedir.
Şu dünyadan gelip geçmek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!