Şu kalbimi; al sırtına,
Yavaş yavaş, taşı canım.
Boş bir kalbi yük edinmek,
Hamallığın işi canım.
Hep özlediğine bakıp kaldınya,
Elinden kaçanı göremez oldun.
Maksada kavuştun, tutup aldınya,
Yüce amaçlara eremez oldun.
Nedir ki? Suflinin selsefil hali,
İlim irfan çok ise,
Mahlukatı tanıdım.
Şüphe kalb de yok ise,
Tahkikatı tanıdım.
Herkes bilince biri,
Yeniden can buldum kayboldu kuşku,
Kapanmış yarayı, korkum kaşır mı?
Bunca yıl sonun da keşfedip aşkı,
Kalbime yüklesem ruhum taşır mı?
Hayranlar yoksa da, gözde, kaşım da,
Şaşırıp kaybetse yolunu insan,
Hepsi delalete düşmüş görünür.
Sürükler kızını, oğlunu insan,
Herkesin doğrusu tersmiş görünür.
Şöyle düşünürüm de ben, biz, bizler,
Süzülsün turnalar, gök yüzü geniş,
Meçhul umutlara gitmen turnalar.
Hasretle beklensin sılaya dönüş,
Varıp gurbetelde ötmen turnalar.
Söyledin kelamı turnaya dedin,
Aşık oldum bir hayale,
Sevdiğimde mecnun olsun.
Ben kendimi vurdum çöl'e
Bağı, gülü onun olsun.
Yücelerden yüce gördüm,
Dolunun dolusu yüreğim olmuş,
Allahın delisi orayı bulmuş.
Tutup çıkarayım dedim oradan,
Ararım bulamam, çünkü kaybolmuş.
Zevk-ü sefalarda ömür sürersen,
Lazım değil akıl bu işler için.
Kendini ayruktan asil görürsen,
Akıl, herkes gibi gidişler için.
Uyarsan dünyaya bozar huyunu,
Hiç düşündünüz mü? Kentler içinde,
Nasılda yanlızız, onca çok iken.
Çok üzüldünüz mü? Dertler içinde,
Bir tek imdat bile sende yok iken.
Çokluklarda kalan ruhun tekliği,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!