İmkan olsa gelmez idim,
Cevr`ü cefa bilmez idim.
Çün gelmedim, ölmez idim,
Ne yapayım ben mecburum.
Böyle geldik şu dünyaya,
Yaşanan onca şey anlam kazandı,
Anlamsız olan da unutulanlar.
Yaşandı ki zaman, hayli uzandı,
Uzunluktan geri kaldı mı anlar?
Gönül özlemleri bedenden ayrı,
Sevdanın masalı önce yazılımış,
Kader oldu bize hüzünlü anlar.
Aşıklar peş peşe sıra dizilmiş,
Sabır çokmuş aşklarda bir zamanlar.
Kapı aralığından yol gözlemek,
Ayrık otu temizlenmez,
Bakmaz isen sen bağına.
Arı sular serinlenmez,
Yağmaz ise kar dağına.
Birlik, dirlik şimdi nerde?
Hırlıları ve hırsızı,
Arlıları ve arsızı.
Uğrusuyla uğursuzu,
Hele bir durun bakalım.
Piri, aptalı dervişi,
Türkçe derim Türkçe, anlayan anlar,
Onca sevdaları anlatmış dilim.
Türkçesiz geçmemiş bütün zamanlar.
Özge ağıtları ağlatmış dilim.
Her milletin kendi lisanı vardır,
Derin derin çekme nefes içine,
Burnuma kötü kokular gelmekte.
Oyunlar girmekte işin içine,
Bir ben bilmiyorum alem bilmekte.
İlkin ürkütmeden soy ma başlanır,
Bu hayatı sordum, aklı erene,
Ağlamakla başlar, sonu hüzündür.
Dedim; n'etmek gerek, aşkı verene?
Dedi; aşksız hayat, zaten hazindir.
Ben bir varlık isem, neye yararım,
Bazan öylesine yaşanır hayat,
Amacı zaten yok, gerçeği farklı.
Sonra, maksat hasıl olur sa şayet,
Farkına varırda nükseder aklı.
Vebal ulaşınca hem kendisine,
Söyle bana söyle nedir?
Bu acıların gereği.
Allahtan da revamıdır?
Yanar analar yüreği.
Besle büyüt, getir yaşa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!