Dolunayda bir kurt ulur,
Yitiren yolunu yıldızdan bulur.
Doğmaz güneş sökmez şafak,
Geceler çamur geceler batak.
Şu tepenin ardı dere ötesi çukur,
Yağmurlara karışıyor gözyaşlarımız,
Oysa herkes ıslandık sanıyor.
Kayalara şapka çıkartıyor sabrımız,
Oysa herkes uslandık sanıyor.
Geçmeyecek mi bedduamız ahımız?
İnsan sevmeye görsün bir kere ölümü,
Nimet sayar başına gelen her türlü zulümü.
İnsan sevmeye görsün bir kere ölümü,
Cenaze eyler en güzel düğünü!
Yorulmaz aşk ile mücadele eden,
Cahilden umma medet,
Oku azizim, kendin tahsil et.
Yoktur kıymeti altın olsa da cehalet,
Derman olmaz cehalet anca felaket!
Oku buyurdu O, Nebi'ye,
Hırsız hırsızı sevdi,
Hırsızlar en çok birbirini sevdi.
İsyan etti gönül umutsuzca,
Peki ya nedendi?
Bu ses de kaybolup gitmeyecek miydi,
Kaybolan her haklı ses gibi,
Sıcak bir tebessüm,
Sadece bir tebessüm.
Samimi bir bakış,
Yalnızca bir bakış.
Bir tek doğru söz,
Dürüstçe mertçe,
Donunda delik olandan
Delik vergisi,
Çorabı yırtık olandan yırtık vergisi,
Kumaşı sökük olandan sökük vergisi,
Evi yıkık dökük olandan
Dökük vergisi alınsın.
Vuslat ne zamandı,
Ecel mi vuslata yakındı,
Yahut vuslat mı ölüme yakındı?
Gönül âh eder, nice dertten yakındı,
Çekilmez mi bu kahır vuslat uğruna,
Peki ya vuslat ne zamandı?
Her sabah aynı güneş mahpus,
Yok karanlığı aydınlatacak bir ışık.
Cehaletin gücü bu okumuşlar suspus,
Her sabah aynı yenildi kırıldı ışık.
Fikirler çaresiz bakışlar ürkek,
Yine bir yalnızlık sabahı,
Yine boş bir yastık soğuk bir yorgan.
Yine bir yalnızlık sabahı,
Yalnızlık kementtir boynumda, urgan.
Yine bir yalnızlık sabahı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!