Bir düş var içimde, adı konmamış,
Ne harita bilir ne sınır tanır.
Uzak sanılır belki ama
Adı Kızıl Elma, kalbe yakındır.
Her çağda yeniden yazılır adı,
Azrail arkadaşım, dün yine beraberken
Gideceğin yerlere beni de götür derken
Söylediği tek cümle henüz daha çok erken.
Devam etti sözüne, dinle sen biraz beni
Zaman zaman ensende duysan da nefesimi
Yaş Ellibeş geriye ne kaldı dersin
Su gibi akıp giden ömürden
Affı mümkün olmayan kırgınlıklar var
Yorgunluk ve hüzün cabası
Daha nekadar sürer sürgünüm
Dalarken gözlerim misafirimsin
Anlamasa da teban seni
Farketmesede dönen dolapları
Eleştirse de acımasızca
Hainler saldırsa da dört yandan
Önce sen kurtulmalısın girdaptan
Yaydan fırlayan ok gibi
Özlemek ne demek bilemiyorum
Belki dokunamadan hatırlamak seni
Belki adını unuttuğum bir duygu
Belki gülüşünü bir anıya emanet edip
Gecelerle paylaşmaktır.
Bir randevum var azrail ile
Geleceği kesin
Benim bilmem.ise mümkün değil,
Kim bilir nezaman saat kaçta.
Gecikmeyecek asla biliyorum bu kesin iste
İmansız , acımasız, merhametsiz bu dünya nafile.
Sabahında yirmi iki mayısın
Bir sevinç vardı gönlümde, ağırdı yükü
Güneş yeni yükselirken ufuktan
Sanki çağırıyordu beni uzaklardan bir ülkü.
Karşımda beytullah, çöl ortasında
Güneşin altında bir nur belirdi
Bir cemresin şehidim
Toprağıma düştün.
Akınca oluk oluk kanın
Kimbilir nasılda üşüdün
Hissettinmi cekiğin acılarını
Yoksa vatanın acılarının yanında
Asırlardır koşuyorum
İnanın hiç yorulmadım
Düşmanların namlusun da
Hedef oldum vurulmadım
Selçuklu Osmanlı derken
Karanlıklarda bir nutfesin
Rahme atılan
Sonra karanlıkdan aydınlığa
Ağlayarak gözlerini açan
Çaresiz ve muhtaç olarak
Sürünüp emekleyerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!