Edep bilmez haya bilmez ar bilmez
Güzeller içinde yarmı ararsın
Kör olmuştur gözler gerçeği görmez
Karanlık gecede nur mu ararsın
Hak yolunda garip denen kimse yok
Yalnızlık la baş başa kalan her şey
Bu gecenin sabahında
Kendini aydınlığa ulaştıracak
Bir güneşi bekler
Bekler ki karanlıklar son bulsun
Soğuklar içinde kıvranan gönül ısınsın
Aslı, asaleti belli olmayan
İşine geldiği yerde yatansın
Samimi gözüküp fırsat kollayan
Kardeş arasına fitne saçansın
Ekmeğini yiyip suyunu içip
Ey şu fani bedendeki ben
Senden sonra saçlarım bir hayli ağardı
Yokluğunun sığdığı bu yüreğe
Varlığın da sığardı.
Neydi uzaklaştıran
ikimizi birbirimizden
Kaybettim kendimi ovada düzde
Bulmayı denedim, sensiz olmadı.
Ömrüme bir bahar kondurup güzde,
Kışları bekledim, sensiz olmadı…
Dümdüz ovalarla kocaman dağın
Gürül, gürül akıp coşan ırmağın
Dalından kopup ta düşen yaprağın
Savrularak inişinde sen varsın
Bağ ve bahçelerde açan güllerin
Bir cemresin şehidim
Toprağıma düştün.
Akınca oluk oluk kanın
Kimbilir nasılda üşüdün
Hissettinmi cekiğin acılarını
Yoksa vatanın acılarının yanında
Karanlıklarda bir nutfesin
Rahme atılan
Sonra karanlıkdan aydınlığa
Ağlayarak gözlerini açan
Çaresiz ve muhtaç olarak
Sürünüp emekleyerek
Bir düş var içimde, adı konmamış,
Ne harita bilir ne sınır tanır.
Uzak sanılır belki ama
Adı Kızıl Elma, kalbe yakındır.
Her çağda yeniden yazılır adı,
Yaş Ellibeş geriye ne kaldı dersin
Su gibi akıp giden ömürden
Affı mümkün olmayan kırgınlıklar var
Yorgunluk ve hüzün cabası
Daha nekadar sürer sürgünüm
Dalarken gözlerim misafirimsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!