Gidiyorum işte
Sessiz bir vedanın içinden geçiyorum;
Çiçekleri ezmeden,
Gönülleri kırmadan.
Kimseye yük olmadan gidiyorum.
Toprağa basarken bile bir emanete dokunur gibi
Gönlümdeki ateş ilaç yarama
İçin için yanan kor gizli kalsın
Mecnunların sevdiği de yar, ama
Beni benden alan yar gizli kalsın
Sen yalnızca geçmişin kararları değilsin,
ne de ertelenmiş hayallerinin küskün gölgesi.
Olmak zorunda kaldıklarının toplamısın,
olmak isteyip olamadıklarının ağırlığı.
Fırtınalar koparken yüreğinde
Dalgalarla boğuşurken kıyıya varmak için
Hissetirmez kimselere çektiklerini
Sessizce yol alırken belirsizliğe
Aşarken gülleri dökülmüş dikenli yolları
En çokta kendini kandırır insan
Ölüyor önyargılarımızla,
Sessiz bir infaz gibi, kimse duymadan.
Ne bir çığlık yükselir, ne bir hesap sorulur,
Ama her gün biraz daha eksilir vicdan.
Görmeden hüküm kesen kör bakışlar var,
Uyan ey müslüman uykudan uyan
Bırak şu dünyayı Allaha dayan
Cansız vücuduna o canı koyan
Şerefinle alsın istemezmisin?
Bırak hayattaki şöhreti şanı
Savaş türke düğün bayram toy olur
Dağlar taşlar sarp kayalar yol olur
Mehmetcikler sakın, etmesin keder;
Er olanlar bilir ölüm mukadder.
Söyle kara bahtım artık susmasın,
Mühür sende karar sensin
Kimsesizler kimsesisin
Güçsüzlerin gür sesisin
Oyunları gör kardeşim
Ecnebiler dort bir yandan
Bir düş var içimde, adı konmamış,
Ne harita bilir ne sınır tanır.
Uzak sanılır belki ama
Adı Kızıl Elma, kalbe yakındır.
Her çağda yeniden yazılır adı,
Azrail arkadaşım, dün yine beraberken
Gideceğin yerlere beni de götür derken
Söylediği tek cümle henüz daha çok erken.
Devam etti sözüne, dinle sen biraz beni
Zaman zaman ensende duysan da nefesimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!