Yaşarken dünyada dünü bugünü
Yaş kırkbeş olunca yedim vurgunu
Ömür baharında gördüm sürgünü
Kuluna kendimi anlatamadım.
Kul koymuş kendini ilah yerine
Yorulmuşum bakan olmaz halıma
Mecnun oldum leyla çıkmaz yoluma
Hazan vurdu gençliğimde soluma
Ömrümü hep harc eyledim giderim
Gönlümdeki ateş ilaç yarama
İçin için yanan kor gizli kalsın
Mecnunların sevdiği de yar, ama
Beni benden alan yar gizli kalsın
Eşiğindeyiz yeni bir yılın
Günahıyla sevabıyla
Savaşıyla barışıyla
Bir yılı daha bıraktık geride
Nelerin beklediğini bilmeden bizleri
Bitirirmi savaşları
Etle tırnak gibi müslümanlardık
Sökülürken tırnaklarınız
Duymadık acılarınızı
Bakarken göremedik çektiklerinizi
Sadece dillerimizle kınayabildik
Yapılan zulmü
Ağaçların suskun gövdesinde bir çizik,
Toprağın koynunda bir sır saklıdır.
Su, akarken sadece taşları değil,
İnsanın gölgesini de sürükleyip götürür.
Nice bilge çözdüm sandı halimi
Dost bildiğim anlamadı dilimi
Gözler dolar andığımda ilimi
Eksilmez dumanı başım kar benim
Alçak gönüllüyüm toprak tenimde
Sen uzak kalınca gönül haneme
Usulca yanıma geldi yalnızlık…
Hasret çöreklendi sessiz sineme
Alaycı gözlerle güldü yalnızlık
Oyun ve eğlencesin biliyorum
İmtihan sın sabrı öğütleyen
Yusuf'u kuyuya
İbrahimi ateşe attıransın
Kimine zehir kimine bal tattıransın
Yalansın biliyorum
Zamana bıraktım herşeyi
Kendimi bir türlü anlatamadım sana
Ve seni sana bıraktım
Hayallerimi kendime
Yakın olmak istedim sen uzağı seçtin
Seni gören göz, yürüdüyün yol




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!