Ucu açık uygulama yüzünden
İnsiyatif yasal oldu; duy gayrı!
Gebe liyakatin ağız sütünden
Yandaşları ishal oldu; duy gayrı!
Kimi ahkâm keser, kimi yol keser,
Her yerde bir kirli düzen,
Su kaynatır dipsiz kazan.
Körükleyen her kalpazan
İşin suyunu çıkardı.
Salya sümük aka aka,
HERKES KENDİ DOĞRUSUNDA
Çıkmış kapının gullebi,
Bir hesap var yapısında.
Hırsızın dediği gibi;
Herkes kendi doğrusunda.
Uğraşma, bu başa uymaz o kalpak,
Yıllardır “çiğnimde” oturan sensin.
İyiliğe bile hile katarak,
Bendeki güveni bitiren sensin.
Huzur bulsak iki nefes arası,
Burası Kahramanmaraş,
Angara nasıldır gardaş?
Altı yerden altı maaş,
Alanlara selam söyle.
Hak deyince dursa sular,
Kütüğü selde bulan takipçiye “on para”
“Baltacıya bir verir, Hıhçı’ya iki lira”
Siyasetten terfien lopçu olmadan önce;
Çok ter döktü edesi! Şakşakçıydı bir ara.
Kursağında kul hakkı, kafanda fitne varken
Yüzün de kızarmıyor, harama helal derken.
Torunun yaşındaki çocuklara söverken;
Senin nefret dilini duymaktan utanırım.
Seni büyük olarak görmekten utanırım.
Doymayınca ekinleri yiyerek
Biz filleri allef edip kurtulduk(!)
Anaçları suçlanmasın diyerek
Yavruları telef edip kurtulduk(!)
Söz olur mu büyüklerin sözüne,
Eskiden beş-on dönüm ekip biçip satardık,
Üretmeden yemeye alıştırdılar bizi.
Son “bel’i-küreği” de gökdelenlerde kırdık,
Beton mikserlerinde karıştırdılar bizi.
Dedemden üç-beş parça taşlı tarla kalınca
Bize maden suyu ver, geğirteninden olsun;
Bu öğlen simit yedik meclis lokantasında(?).
Bozdurma bir liranın üstü de sende kalsın(!),
Bu paraya but yedik meclis lokantasında(!).
Tanzim satışlarının hepsi de oradaydı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!