saklı kalmış,kalmışların yüreğinde açık adres olmak sana
özlemlerin posta kutusunda hep ben çıkmak sana
dinginleştir beni, açsızlığımı ve susuzluğumu gider, hırçın dalgalarla geldiğimde kıyılarına..dokunuşlarınla..ki..dokunuşlarının her biri..sessiz bir huzur çağrısı..kendimi bırakıvereyim kollarına..
lal olan anların bulmacasında beni sana çözdürsün hayat
beklensi buzullarımın erimeyen yöndeşinde sıcaklığın yetsin her şeye
ayrılmak değil aslında şu an..şu an gidişim..gidişim ki..aslında..hep sana gelmelerim..
güle kokunu bırakıp gittin
özledikçe keskin kokun yayılıyor yüreğime
sen koktukça yaramın dikenleri batıyor sineme
iki damla
bir söz
gittiğin eylülün sonu dizeleniyor bahtımın sayfasında
neden tek kelime ile konuşuyorsun
yoğrulmuş bir yalnızlıktan
ıska geçti hayat
kışına katlanan arzu ırmağım
buzuldan hisse aldın hislerinle
her sızıma kilit vurdu ilmi kaimler
ölü yaprağın sarartılarında dertlerim çürür
yürek sızısının son sınavı soru birde kalan umut
unufak bir farkın kimyasında sustum kadere
bir yaprak kadar yaşamadın seni
düşmedin sevda ağacımın sevda diplerine
geldiler, yazgılıydı yazılıdan yeni çıkmış gibi bakıyordu güzel
çocuksu tavları yüreklere yengeç oluyor
büyük uzaklar kaçıyor kaçkınlarımıza bölece
ürperen mırıltıların martıları uçuyor aşkımıza
soluk amaçlar uğruna umurum değillerinde
sevgisi kırık bir aşkın ortasında
benden ölen ölülerin son doğumlarında ağladı güneş
gayrı hevesini kesen bıçağın ağında aşk düşüyüm
karanlıklarla meşgulüm hala.
Menhus ve meşhur karanlıklarda tutuldum tutarsızlıklara
ökse otunun çaresiz yıldızı gibi kayıp oldum gecende
Bir ayağım sabahla uyaklı; bilmezler oysa puslu sabahların ağlaşılarını
Ayrılık ışıldardı gitmelere doğru
Kızıltılı günleri öperdi acılar
gitmek kar fırtınasının siyam sözleri
kalmak avdı susuşlara
mor alacalı sorgulardayım
tek bir soru sordu yargıç
Buselerini izlerdin iz bırakan gülücüklerden sonra
bekleyişler sızılarımın ince ağrısı olarak yazılırdı ahitlerime
aitlerimin yataklarını açardık,açmazlarla , sana açılmalarla
çok sesli hüzün değerdi yalnızlığa
biz kokardık birden, anlar süslenirdi çoşkulara
sensizliğin kuytularını tarayan deli sevda
İsimsiz kuytularında yaşama yanmış, yanılgılar selindeyim
cığlık çığlığa ölen meleklerin son sesinde uyandım sensizliğe
beni sürükledi her halin
bir karabasan, hülyalarımın saçını yaktı
hüzün kaptanı sararan son yaprağın dökülmüşlüğüne bindirdi
ruhunda hasat çoktan bitmiş bir ırgat gibi topladım sensizliği
tüm ömrümün özlediği sevgi toprağına yağ
hiçbir yürek beni yağmur kılamadı
hiçbir yürek yamacına toprağımla sokulmadı
hiç kimse sevdama senin kadar yakışmadı
sevdam hın kimseyi senin kadar yaşatmadı
bu derbeder yüreğimde..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!