Kelimelerin kampanyası var sensizliği yazmak için. Ruhumdan derleniyor hecelerin. Magmama dokunuyor sızıların.İçsel bir yanışın gün görmüşyüm.
-Beynimde sıraya girmiş algıların dalgalarınca sürükleniyorum.
-Hükmedici bir ben ışınlıyor yalnızlığımın son sahrasına.
*Sevmek , inanmak, yaşamak yan yana sıralanıyor içimizde.
Gidişiniz; hayal kırıklıklarını can bir fanusta biriktirdi.Kumbarası kaybolmuş bir çocuk gibi ağladım durdum.Kaybolan senli meteliklerimdi.
-Talihsiz olan gidişin kendisiydi.Ne sendin ne de bendim sevgilim.
Tanıdık yüzlerin yüzölçümünde seni görüyorum.Bakış açılarımdan izohipslerinin kıvrımlı çizgilerini yüreğim tümlüyor.
*Yıpranmış bir gönlün en sığ paftalarında şekilsizliğin ismi oluyor acılarımız. Gülüşüne asırlık hazlar bırakan bende bıraktıkların yeşilleniyor. Coğrafi keşifleri başlatıyor özleyişim.Sende henüz keşfedemediğim kozmik sevgiler var.Henüz dokunamadığım sismik hallerin var.
-Henüz, saklı kalmış, aklımı başında almış ali cenap karşılıklar var sende. İlgilerini tümleyen ilgeçlerin cümlelerimde. Yüreğimdeki bütün aşk cümlelerini bağlayan bağıl bağlaçların var.
Aynada ruhunun uzayan yalnızlık saçlarını tarayan halis muhlislerin var.Cemileliğini irdeleyen güzellik iksirin var kazanılmış haklar meramında.
itimat edilen yüreğin kavuşm kavaşığıyım
sol yanımda yanıyor kırmızıların
sana duruyor hayat, yalnız aşk geçiyor
damlalarn valsında kendine geliyor vicdan
ödenmesi gecikmiş acıların sensizlik yüzü vurur benlik sahiline
imkansızlığı ikram eden hayalin gölgesi düşer yoluna
uçurumların eskicisiyim
demir alınır,derin sevda alınır
geçmekteyim sevda muhlinde
bağırıyorum gitmeler sesinde
ilmek ilmek işleniyorum sularına
muğlak bir hissin buhurlarına karışmalı her halim
Ara verilmiş arayışın arkaik güncesinde
Sen çıktın karşıma
karışık ve kırılmış hislerimden derlenerek elendim sana
ela bir halin istnabul haritasında aladır her bakışın
sevmenin son canhıraşında ben benden uzakken
umut kanaviçelerini astım gölgende büyüyen güle
yaslı dikenlerini bahtıma süs olarak işledim
gidişin puslarında duruşumun hisleri sislerine alıştı
mevsimlik musonlara fısılda meselsiz aşklarımı
Ufukların şiddetine varınca gözlerinin göstergesi mimlesin
İçimde seninle künyesi uzayan kavuşma kavmine yazdır
23. 23. 2010
Olasılık kaderi sırtlayıp gidiyordu yüreğimin uçurumlarına kadar.
Körkütük kalmışım sevgilim. Kederin yıkamadığı dev bir adam olmuşum üstüme hisler çökmüş. Damlaların eritmiş vicdanımdaki lekeleri kalmışım en tanınmış sende.
-Kalbine girmenin şifresiz sevilerini bekliyor mecalim. Ağzı açık hayallerin ırmağıyım. Akıyorum sensizliğin her zerresine.
Hiç büyümemiş bir çocuk yüreği gibi sevi kumbarana senden, benden bir şeyler atıyorum. Bir vuslat bayramında sana elmalı şeker alacak birikmiş hasretlerim var korkma be kadın !
eskimiş özlemlerimi ütülüyorum
önsüz fırtınaların beni koşularına atıyor
mutluluk sonlarına gelişinin gözlerini takmış
beni görüyor huzur, aşk tanımsız anlamlara sözlük oluyor
varılmaz Kafların, anlatılmaz masalların yollar ayrımındayım
sevgi damlaların göğsümü delmiş, özlem aşmış kaçınılmazlığı
Felsefi Tinler-11
Hegel:'Evlilik özsel olarak tekeşliliktir, çünkü bu ilişkiye giren ve kendini ona teslim eden dolaysızca dışlayıcı bireysellik olan kişiliktir; ilişkinin gerçekliği ve içtenliği (tözselliğin öznel biçimi) böylelikle yalnızca bu kişiliğin karşılıklı ve bölünmemiş olarak teslim edilişinden doğar; kişilik başkasında kendi kendinin bilincinde olma hakkını ancak bu başkası da kişi olarak, e.d. atomik tekillik olarak bu özdeşlikte olduğu sürece kazanır.'
- Evliliğin tözsel yönüne baktığımızda özsel bir teslimiyetin atlası görünür. Bireyler kendi özel yaşamlarını daha yaşanır hale getirmek için yaşam haritasında en yeşil, en sulak, en özel olan doğru kendi özlemlerinin teslim bayrağını diker. Özerk olarak yaşamaktansa kendi devletini kurmak düşüdür evlilik.
- İki kişinin kurduğu tek eşlilik merkezine dayalı bu devletin erkleri kendi etik düzleminde devam eder.
-öz-aşk-bekleyişe tinsel sarılış -a
iyileşmeyen yaraların güncesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!