Haydi Söyle Bu Ayrılık Nereli?
*Aşka Türkü Ayrılığa Arabesk Terapiler-1
“Seni gördüğüm zaman dilim neden tutulur
Seni gördüğüm zaman güller elimde kurur
ben şirinden içen aşkın şiriydim
sense zerrelerimden kaçan ürkek ceylandın
aşk cenneti diledin benden bir ömür
fırat’ı bile geçemedim ki sıratından geçeyim
su ile günah arasında ödevim artıyor
arzular şelalesinde suçluluğumun susuzluğu akar
Yarınlarımı yedi arş yere gelin ediyorum. Bulutla, güneşle son kez bakışıyor bakışmalarımız. Umut zenginliği yalayan düşlerime sarılıp sular seller sayıklıyorum. Gidiyorum, benim de gittiğim gitmelere. Hazanların son yaprağını da gelişini yazıyorum. Vedası, yeniden geldikten sonra yazılı ayrılık güllerinin dallarında yuva yapıyor bülbülüm. Avazım çıktığı kadar, çığlıklarımı besteliyorum.
Gidiyorum...
Çırpınan vedalarım hasta sevdamın yatağında bırakıp gitmelere tütsüler almaya,yeniden sana tutunmaya tav oluyorum.Senin uğrunda kanayan yüreğimin sana kırgınlıklarını iyileştiririm.Sensizliğin zülmü,huzur zindanlarında beni esir etti.
Kalakalmalardayım. Bir yanım feryadın fay kırıkları yarınına çok yakın.
Haksız gerçeğin aynasında taranan gel halinin gelin yansımasını tümlüyor her bakışım.Haksız kazançlar kazanan umudumun rayında burç yıldızları toparlar bizi.Sinemde çakılan ruh demiri özlem geminin yanaşması için siper olacak.Düşlerinde soluyan sonsuzluğun senfonisinde yalnızlığın şefiyim.Kendimden çalıyor,kendimle oynuyorum.Gömülüyorum sonsuzluğun rüyasına.Kefeni olmayan umutlara seni sarıyorum, gidiyorum kendimden geliyorum sana.Sorgularımı alıyorum sorgu meleklerinden…Acep nerde hata yaptık? Küçük mutluluğun alt dudaklarıyla söylediği huzurun zelalindeyim.
Beyaz tenin,tinlerimi,özlerimi dahası gittiğim bende tümlüyorum sana.Bir dirhem tebessümlerine ömrümü tespih eyleyip çekiyorum.Katre katre alevler yüceliyor,yol ve aşklar üstüne.
Dünyamızda yalnızlıktan korkmak yoktu.Yalnız bırakmak da yoktu.Bütün bunlara ağıtlarımızı yazdık gelemedin yuğ şölenlerime...
Yalnızlıktan korkmak aşk denizimizdeki tüketici balıklara benzer ki biz Yunus haldeyiz olamazdı. Anlarımızın gümüşlerini kaybettiğimiz ilk yüzüğüne benzer.
Ki ben sana temiz gelmiş bir bülbülün gülünü aradığı dikensiz ve sensiz etiklerin etiketiyim.
“Ahlaksız-olan, “yaşam-içinde ve onun parçası olan insan denilenin değil” “ahlakın/tüzenin- kendisidir…”
Küçücük olmuş yatılarınla tutkusal yatırlarıma geliyorsun,kutsi aşk ağacıma batıl inanç da olsa beyaz ve kırmızı bezini bağlıyorsun.Oracıkta ağlıyorsun.Güzyaşı güzeli olarak kalakalıyorsun ömre şifresiz gelişlerimde.Her damlası bende bir ömür çalan ağlamalarına hangi kalbim dayanacak düşündün mü? Sözlerin gündüz bile olmadığı kadar gece.Alt ve üst dudakların bir saniyeliğine dudaklarımı kapatıyor.Bunun ne kadar süreceğini sen karar verme ki anlarımız anılara ayna olsun
Ruhuna Fırat’ı bağladım,yüreğin Keban Barajı mı?
Bana elektirk veriyorsun.Yüreğin su. Ezcanım bense Dicle oldum.Akışım sana doğru.Yüreğimde akan şelaleden dev kazan oluştu.Her bakışında Derinlik arttı.Platonik bir rüzgar esiyor içimden.
Burda bütün renkler biraz mavimsi,biraz pembe ve birazda yeşil, ortalıkta matemden eser yok,
Bütün kelebekler düş rengi ve bütün martılar masum,bütün gözler ela,seni çağırıyor sol yanımdaki ağrılara.Ve yüreğimizin enginliği kadar çok…
Adını daha bilmiyorum. Sen lise 1 ‘e yeni gelmiştin.Bense artık tecrübeli lise 2 ‘deydim.
Her gün salına salına yürüyerek gelişin bende bir devrimdir.En büyük aşk tek kişilik yaşanır.
“”
Sezen Aksu ile Aşkın Tera_pi hali-1
“ağlamak güzeldir
süzülürken yaslar gözünden sakin utanma”
Sonu belirsiz aşk oyunlarına tutanak yazdım,bu gidişin nedeni her ne kadar ben olsam da senin nedenin hafifletilemeyecek kadar değildi.
Payıma düşen kırıkları aklamak yazgının silintili yazılarında okunmayı tercih etmek ne kör doğrudur.Seni teselli edecek teslimlerden arınmak kolay oldu mu ki..
“ Ben gittim,ben çizdim ismini aşk sözlüğünde.Hayal kırıkları antolojisine ben de bir cümle yazdım.
“Ölümünü beklerdim; ancak ihanet kitapçığının yazarı olacağını beklemezdim.”
-Sus Nazlıcan.
Bu cümleye yüzlerce yazı yazdım,kurumayan vicdanımın bataklığına cümleler serpme.Gitmelerin son durağındaki panoya bak,istasyon şefi bile anlamadı orda yazdıklarımı.
Dün güne kahır
Gün aşinadır sanrılarına
nevadan beli özlemler aşırdım
özün hanendesi buldu beni
üfledim semanı
aşk sustuğunda,
Özümün sensizliğin özlem sahilindeki feneri sönmeden, hazanlarımın yaprak döken sol yanında kavuşmak özgürlüğü yok saydı mutluluğu.
Dilim başka bir ismi yazamıyor kara bahtımın bir bir dökülen yapraklarına. Kalem yazmıyor seni ektiğim yüreğimin vadilerine başka sevdaları… Gözbebeklerinin bol köpüklü telvelerde fincancının katırını kaçırdığı anlardayım. Sana alışmanın sürgün kemerlerinde ufkumun mavi sularında kara sevda salımı nice sallara yürütüyorum.
Arzularımın dayanılmazlığının sirenleri çalıyor,senden gittiğim ve başka nefes nefeslerde kaldığımda.Hevesleri kursağında kalmış,gecelik yaşatmaların ten ile tin arasında geçici huzurlarda bu dert beni verem etme yarışındadır bilesin.Bir ömrün derinlerine,vedalar ısmarlayan deniz köpüklü bir öpücük istedim senden son kez.Küskün bir şarkı dinlemek istedim senden.Sesin güzel değildi,nefesin yeterdi,son bakışın,son gözyaşlarınla küskün bir şarkı söyleseydin,bari vereme verimli akışlarım huzur bulurdu.” Git msn listendekilerle mutlu ol demenin demosunu dinlete dinlete küskün şarkılar dinleyemez oldum. Senin bu tümcen işte şarkım, listemdekiler kimdir bilmeden Git msn’deki 250 kişiyle konuş…
Evet,o listem var,evet,listemde kimler yok ki…Her kıtadan,her yürekten, her sevdadan, her terk edilmişliklerden, her acıyı yaşayan, her renkten, he sensizliğe benzeyen, her bana benzemeyen , her bizli olmayan herkes var…Yüreğimin öğrencilerini demek kıskandın..Demek ders verdiğim, ders aldığım yürek mahzunlarımı da kıskandın.. Senin listende ben var mıyım acep …Sildin mi? Ya da engelleyip online oluşumu gözlüyor musun? Çevrimdışı aşklar yaşıyorum,çevremdışı,arzumdışı arzular yaşıyorum.
Ardında bıraktığım hüzünlü saatlerin akrebi hep beni sensiz uykularda ısırıyor. Ne zaman saat gidişinin saat 16.30 ‘unu gösterse gözlerinde yitik
gözyaşlarının akışından yüreğime inen seller gelir aklıma.
Kamera açıkmış, ben ne yapayım
Çuvalladık halkım, unutma bizi!
Cep telefonumu, nasıl kapayım
Afalladık Halkım, unutma bizi!
Kırk yıl geçti, olamadık iktidar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!