Umutlar suya tükendi
Su aziz yürekli
Yıldızlarım ağlamalı bulutlara
Bulutlar su olmamalı
Dertlerim ıslanmamalı
Türkiye adına hasta Türkiye hastasıyım
Sen yürek devletin hasta yürek hastası
İkimizin hastalık hastasına sulta attığımı
Sivil sultanlık tutkularına tutuklandık
Yıldızlar bilmediklerimizi sordular
Yıldızımızın yıldızlaştığı yıldız yılında
Bir mecnun şakası
Seviyorum diye
Aynı Ay’ın altında yaşadığıma seviniyordum LİLİ
Akşam senden deli akşam
Ay parçalı ben parçalı bulutlu
Senin sesin duyulunca yüreğime, aşlar düşer içimin ambarına.Kıtmir bekler kimseler girmesin, kimseler duymasın diye yıllarca seni aşıyor,yaşıyor,saklıyor gibi özlemlerimin mağara kapısındaki beyaz güvercin gibisin, gagalarında beni taşıyorsun, gülümsesen,yaşasan, benli her şeyin düşecek gibi ürkek uçuyorsun.
Isıtır gülüşlerin içimin penguenleri allanır buzlu heveslerim, kalakalırım
bin bir sofranın lezzetinde.
Ellerimi yüzüme kapattığımda,kapanmış yaralarım arlanıyorsa,yanağıma dayadığımda hep seni düşünüyorsam, senin için nefes alıp, havaya his,tuşlara hep adını yazmak istiyorsam, rengarenk bir tutku gülüne yürümek istiyorsam, kim beni senden alabilir,kim söyler misin?
Aşk açılımın son aynası.. Sense aynamda görünmemek, içime yansımamak için direndikçe alışmalarımız iter bizi sonsuzluğa, onsuzluğu büyütür büyülendiğimiz anlarımızda.
Kitapsızın Aşkı
Hayrettin Taylan
Sevmek henüz suyun mihengine rast olmadan restine şükreyle
Lal bir Mecnun’un seslendirdiği şarkı gibi sessizliğinin sesli dünyasını dinliyorum. Dilsiz senfonin sızılarında eriyor aşk dilim.Dil ile dili mecruh arasında senle buluşan ruhumun sızılı sözler bestesiyim.
-Helalime lal olmalı hilal yüzün, aşk dünyan.
Kör birine çizdirdiğin haritanın şule kentisin. Seni görmeden sevda başkenti yapan ruhsal bilimciyim. Yüreğin kadar yürek şehrim var.
Alevlerin gönül caddemde . Yanan bir şehrin İbrahim’iyim.Ateşin gül gibi, gülün ateş gibi.
Bir harita üzerinde çizilmiş hatıralarınla büyüleniyorum sana. Uyanışım senli düşlerden rüyalara teslim.Bir yakaza halindeyim.
erimiş yıldızların gecesinde hecelendim
pare pare bölündü hüzün hanem
yaşanılmayanların hücresinde sensizliğin güneşinden mahrumken
sisler umutların doğmadığı hislerin ötelerine attılar
anı patların anılmadığı an be anlardayım
ruhumda yıkılan kulelerin hüsranına Kaflaşıyor kafam
Sezen Aksu ile Aşkın Tera_pi hali-9
“ben başka yastıktayım
sen ele kuşak çözdün
ne ben mahremim ne sen
kavlimizi sen bozdun
Tanımsız ve tarifsiz kalakalmışdayım. Bilmelisin ki, sen olmadan düş de görülmez başarının hasat tarlasında.Ilgıtların dağları dövmüyor, hücremdeki kumpasşar suskun ve silinmiyor izlerin. Sen olmayınca hüthüt yüreğimin ağacını gagalar,derin bir oyuk açar sana gelmeyi zorlaştırır.
Çalışma gövdemi çentikleyip ilim ilim oluyor gözlerim.Yokluğun vurunca kader aynama göğsüm ağrılı, rüyalarım sancılı, sözlerim suskulu, hırçınlıklarım harçlıksız
Kalır öylesine... İstersen sil yüreğimdeki kabarışları, çok istememin sıcaklığını duy
Göz pınarlarımdan.Geleceğimin bekleyiş saçaklarını umutla parıldayan şavkın vurunca,sancılı hasretinin tabletleri eriyor gönlümde. Bir bir eriyorum testlerinde.
- Bir ömür sana sundum.Ruhuma kadar,yüreğime kadar yalnızdım.Amaçlarımın tüm yönleri sanaydı.Sana geldim.Ferhat’ta Mecnun’dan,Kerem’den çok yıprandım,dışlandım,stres yaşadım.
siyah ya da beyaz uykusuz,sevdasız kaldığım ten renginde
sefil bir sen meşalesi açılır umutlarıma
henüz sarhoş olmadım gözyaşlarınla
henüz zamansızlığına çalınmadı karışık halim
henüz gelebilmek uğruna,uğultularım melodi olmadı
henüz zincirlerine bağlanan umutlarım susmadı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!