Çiy suskunluğunu törpülüyor amaçlarım
Anlık masallar anlatıyorum güncül sevgiliye
yeni patlamış bombanın ortasında açılan bir çiçek
çoğulluğun oğulları eziyor çiçeği
'o kendini biliyora ithaf'
alıştım sana,senli alıştırmalar yapmak gerek
ödevin var sayfa sen ile ben arasında
tanıdık bir kalabalığın alabalık allığındayım
bölücü esrikliğinde sarhoş edilmiş amaçlarım
vurdun tam beni benden
gözü görmeyen bombaların sesiyim
aşksızlığın tam kayıpsızlığında
bir sona kurşuni sevişmeler tuzağındayım
Bugün hiç kimsenin istanbul’unda
Seni aradım
yoktun
bunca milyonda da yoktun
kurnalar
turnalar
özlemin tüm temaları seninle yeniden aklandı içimden
biraz huzur, biraz aşk, biraz sevgi,
ama özlem ve hasret vardı yağmur kokan gecede..
yağmurdan kaçtım..sana tutuldum..iliklerime kadar ıslanmak için..
içi içe şifrelerle özlemin kapıları sana açıldı
yıllardır biriken hislerin tutulma anı senin güneşine tutuldu
-Gözlerinde varoluşunun gizil sırları döküldü en dokunduk yerime.
-Bir kadın sırlarıyla örülmüş özel aşk ağıdır. İlginin çetelisini tutmuş örümceğin ördüğü ağın arkasında girilmemiş, yar yeridir yüreğin.
-Bedensel uzuvlarınım reklamını yapan kişiliklerin çıplak sahilinde kör oldu erkek gözlerim.Görmek istediklerimizi çok kolay görmenin kolaylığında doyurulduk böylece.
Bilinmeyen derinliklerin vardı, keşfettikçe özel kıyıların çıktı.Sevdikçe dünyanın en güzel kadını oldun Bennara. Kadınsal ışıltını özenerek serdin.Kadınsılığın gülü olup kokladım seni, sensizliği.
aşk leke bırakır
bir başka güzel lekemi silmek istedi beyaz arzularıyla
senin gidişine benzemiyor ki leke eklendi kara kara
karşı çıkılmaz bir arzunun tuzağında arzulara kucaklandım
yırtılmış bir anın yaması da yırtıldı
ne ben benim ne de bende her sen
Rafı kırılmış mutluluklar döküldü yüreğime.Her tabakta senden sevgiler vardı.İçim senli sevgilerle doldu. Araftaydım , kendimle oynayan kedinin kuyruğuna bağlı emellerim vardı.Sevmekten çok yaşamaya anlık emekçiydim. Hoşlantı yetiyordu.Günümüzün hastalığına ben de yakalanmıştım.İlgi, hoşlantı, sonrasında aramızda çekilen arzunun kısa filmi.Buna yaşamak, sevda, aşk, kısaca doyumsuzluğun bütün tanımlarını yüklemiştik.
*Ta ki sen çıkıncaya dek. Aşk közüne sevgini atıyorum, kızarmış yarınların dimağında özel tatlarla buluşuyor iç dünyam.
Sen Rabbimin bana emanetisin. Emanete hıyanet edilmez.Özel bir çerçevesin ruhumun tuvalinde.Elmas bir fanusun içinde faniliğinle duruyorsun. Beni bekliyorsun, bütün ilklerini yaşamak adına.
İçinde umudun bulutu yayılıyor.Nemli demlere teslim oluyorum.Yar yağışları başlıyor içimde.Aşk toprağımda senli bereketler. Rahmetinde durulanıyor duruşum.
Sensizliğimi öğütüyor algının değirmeni.Berraklarınla tutkunun ekmeğini yapıyor sevgini emekçisi.
*Gelgitleri çok olan bir denize teslim ediliyorsun.Artık kıyılarına gelin düşlerle geldiğin benim Şulenar.
23. 23. 2011
Kayalara yaslanmış bir yosunun son haliydin. Gözlerine kadar ıslanmıştın.
Damlalarının ıslattığı dalganın köpüğünde kendimi buldum.
-Biraz kurumuştu sularım.Biraz damlalarını arar gibiydi kemalim.
birik içimde
senli zamanlarda yağar....damlarım belki
doğudan esen bir alizenin susmalarındayım
sus senli zamanlarımın en doğargan hali cankeşim
yeşerir can bulur....unutur ateşe verildiği
yandığı,yakıldığı anları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!