Çıktı yine meydana, havalı mı havalı,
Sanırsın ki sırtında, ipek sırma çuvalı,
Gezer kibir içinde, selam vermez kimseye,
Çalıyor bak neşeyle, o görünmez kavalı.
*
Süzülerek yürüyor, sanki beyzade paşa,
Dikkat et basma sakın, yoldaki kara taşa,
Anlatır hep durmadan, bitmeyen servetini,
Söylediği yalanlar, inan ki derttir başa.
*
Çalımlı adımlarla, tozu dumana katar.
Mangalda kül bırakmaz, hep atar da hep atar,
Anlattıkça coşarak, yalan üstüne katar,
Sanırsın ki sarayda, altındandır tasları,
Geceleri oysa ki, kuru hasırda yatar.
*
İçi kof dışı süslü, gömleği ipek yaka,
Etrafına durmadan, satar devasa caka,
Gündüzleri beydir, geceleri ise sefil,
Düşse bile yerlere, zanneder ki bir şaka.
*
Bir yudum su içmeye, tas bulamaz evinde,
Şölenler veriyordur, yalanın alevinde,
Cakacıdır mesleği, bitmez hiç efsanesi.
Kayıt Tarihi : 7.07.2026 10:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!