Mübarek bir adam çabuk telaşlı
Mavi gözlü ak sakallı birazda yaşlı
Vakur duruşuyla hep ağır başlı
“Çabuk Hoca” derler zat-ı muhterem
İnsan ayırt etmez sever herkesi
Alay edip lakap taktık
Sorduk hocam caiz midir?
Kusur arayarak baktık
Sorduk hocam caiz midir?
Nesil kaldı dinden uzak
Gece kaplar kasvetli örtüsüyle şehrimi
Yıldızlara sûretler giydirir
Gölgeleri isimlendiririm
Gözlerimin lâl ışıklarında kaybolur
Kabuk bağlamış yaralarımın izleri
Sabahı dar eden kabusların korkusu
Gören gözle bakmasını bilen erkeğe
Kadının kendi başlı başına şiirdir.
Sana gönül telinden
İnce nağmeler söyletiverir.
Bir şaireden
Adına şiir yazılan erkek ise
Sınırsız düşlerimin arasında
Sevgiden ırmaklar akıyor içimde
Yüreğimi bir yana bırakıp
Beynimin içinde eriyen düşüncelerle
Bursa'yı hayal ettim bu gece
Yanıyor da yanıyor iman eden yürekler,
Söndürür mü yangını kahvelerde perdeler
o perdeler ki ancak imansız yüzü örter
Bu gidişat nereye? nereyedir erenler?
...türkmenkızı...
Siyah saçlarım
Açık kahve gözlerim
Ve incecik belim
Hani buğulu bir hayaldim gözünde.
Hani hiç tükenmiyecek
Bitmez sevgiydim yüreğinde.
-Demediklerim-
İstediklerini desinler de
Demediklerimizi “Dedi” Diye demesinler Zila!
~ ~ ~
-Öze Döndürecek-
Sakın ha!
Her mevsimin türküsü
Ayrı çalınır gönül telimde
Ne kadar yazsam yetmez sözcükler
Hep eksiktir bir taraf
Hep anlamlar yarım
Gözümün gördüğü kadardır dünya
Bursa’nın kestanesi
Kor da güzel olurmuş
Uludağ’ın neşesi
Kar da güzel olurmuş
Karagöz’ün edası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!